Danıştay 4. Daire, Esas No: 2017/1832, Karar No: 2021/10767

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2017/1832 E. , 2021/10767 K.
“İçtihat Metni”

T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2017/1832
Karar No : 2021/10767

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Vergi Dairesi Başkanlığı
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, …Müh. Tur. İnş. Kim. Dan. Ltd. Şti.’nin ortağı sıfatıyla düzenlenen …tarih ve …takip numaralı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; dava konusu ödeme emri içeriği vergi borçları için şirket adına düzenlenen …takip numaralı ödeme emrinin, şirketin 03/0272015 tarihinde sicilden resen silinmesini müteakip, 11/02/2015 tarihinde şirket müdürünün ikametgah adresinde, aynı konutta ikamet eden annesine tebliğ edildiği, şirket hakkında mal varlığı araştırması yapıldığı, şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırmasında da şirkete ait mal mevcudunun bulunmadığı anlaşıldığından, asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen amme alacağının tahsili amacıyla ortak sıfatıyla davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emri içeriği vergi borçlarının şirket adına düzenlenen …takip numaralı ödeme emri içeriği borçlara isabet eden kısmında yasal isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu ödeme emri içeriği vergi borçları için şirket adına düzenlenen …takip numaralı ödeme emrinin 14/01/2013 tarihinde şirket müdürünün ikametgah adresinde tebliğ edilmeye çalışıldığı, öncelikle şirketin iş yeri adresinde tebliğe çalışılmadığı, asıl amme borçlusu şirketin de 03/02/2015 tarihinde sicilden resen silindiğinin anlaşılması karşısında, usulüne uygun şekilde öncelikle şirketin iş yeri adresinde tebliğ denenmeden, davacının ortağı olduğu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin posta yoluyla tebliğ edilemediğinden ve ilanen tebliğ yoluna başvurulup tahakkuk ettirilerek kesinleştiğinden söz edilemeyeceğinden, ortada usulüne uygun tebliğ edilip kesinleşmiş bir amme alacağı bulunmadan şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emri içeriği vergi borçlarının şirket adına düzenlenen …takip numaralı ödeme emri içeriği borçlara isabet eden kısmında mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının kabule ilişkin hüküm fıkrasının usul ve hukuka uygun olduğu, redde ilişkin hüküm fıkrası yönünden ise; şirket adına düzenlenen ödeme emrinin, şirket müdürünün ikametgahında ve şirketle ilgisi olmayan üçüncü bir kişi konumundaki annesine tebliğ edildiği, bu durumda, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ işleminin tamamlanmadığından, kesinleşmiş bir alacaktan söz edilemeyeceği, amme alacağının kesinleştiğinden bahisle ortak sıfatıyla davacı adına ödeme emri düzenlemesinde yasal isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davalı idare istinaf isteminin reddine, davacı istinaf isteminin kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının redde ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, idarece yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, aksi yöndeki kararın bozulması gerekitği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un ”limited şirketlerin amme borçları” başlıklı 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları; ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahısların devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu olacakları; amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahısların, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu olacakları düzenlemelerine yer verilmiştir.
Aynı kanunun uyuşmazlık tarihinde yürürlükte olan “ödeme emri” başlıklı 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, yedi gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, “ödeme emrine itiraz” başlıklı 58. maddesinde, ise kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hususlarında yedi gün içinde dava açabileceği, belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı adına, ortağı olduğu şirketten tahsil imkanı kalmayan amme borcunun tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin dava konusu edildiği, mezkur şirketin münfesih olması dolayısıyla alacağın tahsil imkanının kalmadığının anlaşıldığı, yapılacak araştırmanın borcun şirket nezdinde kesinleşip kesinleşmediği yönünden olması gerektiği buna göre asıl amme borçlusu şirkete düzenlenen ihbarnamelerin usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediğinin tespitiyle, ihbarname aşamasında kesinleşen borçların davacıdan aranabileceğinin kabulü gerekmediğinden dava konusu ödeme emri içeriği borcun, asıl amme borçlusu şirket nezdinde yukarıda açıklanan şekilde araştırılması suretiyle bir karar verilmesi gerekmekte olup, yazılı gerekçeyle verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 23/12/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir