Danıştay 7. Daire, Esas No: 2018/1810, Karar No: 2021/5565
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2018/1810 E. , 2021/5565 K.
“İçtihat Metni”
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/1810
Karar No : 2021/5565
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına
… Gümrük Müdürlüğü …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Gümrük Müşavirliği Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Dış Ticaret Lojistik Depolama Tekstil Gıda Taşımacılık Ticaret Limited Şirketi adına tescilli … tarih ve … ile … sayılı transit beyannameleri muhteviyatı “baz yağ” cinsi eşyanın transit ticaret kapsamında yurt dışı edilmek üzere mühürlü olarak sevki sonrasında, alıcı ülke liman sahasında bekleyen ürünlerin taşıyıcısı … Gemi Acenteliği Anonim Şirketi ile yapılan yazışmalar neticesinde ürünler üzerinde yaptırılan tahlille eşyanın boyalı su olduğundan ve bu nedenle beyannameler konusu eşyanın su ile değiştirilmek suretiyle yurt içinde bırakıldığından bahisle, gümrük müşaviri olan davacı adına, ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 236. maddesinin 1. fıkrası uyarınca eşyanın gümrüklenmiş değeri üzerinden hesaplananarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, “ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesi” gereği, cezalar bakımından ihracatçı ile gümrük müşavirlik şirketi arasında müşterek ve müteselsil sorumluluktan söz edilemeyeceği, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nda gümrük müşavirinin iştirak ile ilgili sorumluluğuna ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı, ceza kararının anılan eylemi gerçekleştiren kişi adına düzenlenmesinin gerektiği, Kabahatlar Kanunu kapsamında iştirak hükümlerinin uygulanabileceğinin kabulü halinde ise cezai sorumluluğun doğması için illiyet bağının varlığının ortaya konulmasının gerektiği, olayda iki yılı aşkın süredir alıcı ülke liman sahasında bekleyen eşyaya ilişkin olarak sadece taşıyıcı şirket ile yapılan yazışmaların idarece cezaya esas alınan eyleme dayanak olarak gösterildiği, alıcı ülke gümrük idaresince yapılan herhangi bir tespitin olmadığı, ayrıca davacının gümrükleme işlemlerini yürüttüğü eşyayı … Geçici Depolama (ambar girişi) yerine teslim ettiği, hasarlı konteynerlerle ilgili dilekçelerde …Dış Ticaret Lojistik Depolama Tekstil Gıda Taşımacılık Ticaret Limited Şirketinin kaşesi bulunduğundan eylemle illiyet bağının kesildiği ve davacının sorumlu tutulamayacağı, bu nedenle dava konusu işlemin para cezasına ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu, davacının vergi kaybına neden olan durumu bildiği veya bilmesi gerektiğine yönelik idarece herhangi bir saptamaya yer verilmeden, salt gümrük müşavirlik hizmetinden ötürü müteselsil sorumluluğuna gidilemeyeceğinden, dava konusu işlemin ek tahakkuka isabet eden kısmında da hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 229. maddesi kapsamında müteselsilen sorumluğu bulunan davacı adına tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
