Danıştay 7. Daire, Esas No: 2019/1773, Karar No: 2021/6053
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2019/1773 E. , 2021/6053 K.
“İçtihat Metni”
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/1773
Karar No : 2021/6053
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) : … Bakanlığı adına
… Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVACI) : … Tarım Ürünleri Pazarlama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Davacı şirket adına tescilli dahilde işleme rejimi kapsamında 36 adet muhtelif tarih ve sayılı beyannameler kapsamında geçici olarak ithal edilen eşya hakkında yapılan araştırma neticesinde, ihracat bedellerine ilişkin gümrük idaresine beyan edilen kıymetlerin gerçeği yansıtmadığının tespit edildiğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 238. maddesi uyarınca eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarında karara bağlanan para cezasına vaki itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden,davacı şirketin bankalara ibraz ettiği belgelerin ticari anlamda “fatura” olarak kabul edilemeyeceğinin vergi inceleme raporu ile ortaya konulduğu, ayrıca düzenlenen bu belgelerde belirtilen emtia miktarları ile ihracata ilişkin gümrük idaresine sunulan faturalardaki, verilen gümrük beyannamelerindeki ve gerçekleştirilen ihracatlardaki emtia miktarlarının uyumlu olduğu anlaşıldığından, davacı şirketin dahilde işleme izin belgeleri kapsamında taahhüt ettiği ihracatların gerçekleştirilmediği ve rejim koşullarının ihlal edildiğine dair idarece yapılmış bir tespitin bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, ayrıca ihracat yapılan ülkelerdeki gümrük idareleri ile yapılan yazışmalar sonucunda da herhangi bir saptamanın yapılamadığı, Arnavutluk Gümrük İdaresiyle yapılan yazışmalarda kıymet farklılığı bulunmakla birlikte ithal edilen ürünün miktar itibarıyla eksik ihraç edildiğine ilişkin bir bilgi ve belgenin sunulamadığı, eşyaların usulüne uygun bir şekilde yurt dışı edilerek teminatın iade edildiği, uyuşmazlık konusu olayda idarenin rejim şartlarının ihlal edildiği yolunda herhangi bir tespitinin bulunmadığı ve ayrıca davacı şirket adına düzenlenen muhtelif tarih ve sayılı 15 adet dahilde işleme izin belgesi taahhüt hesabının 2006/2 sayılı Tebliğ’in 38. maddesi ve 2007/2 sayılı Tebliğ’in 12. maddesi kapsamında gerçekleşme değeri üzerinden kapatılmasına ilişkin işlemlere karşı … Vergi Mahkemesi nezdinde açılan davalarda … tarih ve E:… , K:… ; E:… , K:… ; … , K:… ; E:… , K:… ; … , K:… ; E:… , K:… ; E:… , K:… ; E:… , K:… sayılı kararlarla ve … Vergi Mahkemesi nezdinde açılan davalarda ise … tarih ve E:… , K:… ; E:… , K:… ; E:… , K:… ; E:… , K:… ; E:… , K:… ; E:… , K:… ; E:… , K:… sayılı kararlarla davacı şirket lehine iptal kararlarının verildiğinin anlaşılması karşısında, davacı şirket hakkında gümrüklenmiş değerin iki katı tutarında karara bağlanan para cezasına vaki itirazın zımnen reddi yönündeki işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Uyuşmazlıkta, ihracat beyannameleri ekinde gümrük idarelerine sunulan faturalardan daha düşük kıymetleri içeren ikinci faturaların bankalara ibrazı suretiyle daha az para transferi gerçekleştirilmiş olduğunun gümrük müfettişlerince tespit edilmiş olması karşısında, birbirinden farklı ve bu haliyle gerçeği yansıtmayan belgelerin dahilde işleme rejimi kapsamında kullanılmak suretiyle dahilde işleme rejimin şartlarının ihlal edilmiş olduğu açık olduğundan davacı hakkında para cezası kararı alınmasında hukuka aykırılık görülmediği, ancak davacı adına 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 238. maddesinin 6455 sayılı Kanun’la değişik hali uyarınca eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarında hesaplanarak para cezası kararı alınmış ise de; bahsi geçen hükmün değişik halinin 11/04/2013 tarih ve 28615 sayılı Resmi Gazete’de yayımlayarak yürürlüğe girdiğinin ve cezalandırmaya konu fiilin kaynaklandığı beyannamelerin tescil tarihlerine göre öngörülen cezanın ise, gümrük vergilerinin iki katı tutarında ve çok daha düşük olduğunun görülmesi; belirtilen hükmün daha ağır ceza öngören şeklinin uygulanmasının Anayasa’nın 38. maddesinde ifade edilen, kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemeyeceği yönündeki ilkeye aykırılık oluşturması karşısında, Mahkeme kararının dava konusu işlemin, eşyanın gümrük vergilerinin iki katını aşan tutarına isabet eden kısmının iptaline dair hüküm fıkrasında sonucu itibarıyla isabetsizlik; eşyanın gümrük vergilerinin iki katına isabet eden kısmının iptaline dair hüküm fıkrasında ise hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle, dava konusu işlemin eşyanın gümrük vergilerinin iki katına isabet eden kısmının iptaline dair hüküm fıkrasının kaldırılmasından sonra davanın bu yönden reddine, istinaf başvurusunun kısmen de reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idarece, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; davacı tarafından, ihraç edilen eşyaların miktarında eksiklik bulunmadığı, farklı olan faturaların aracı ihracatçı tarafından düzenlendiği, hakkında açılan ceza davası beraatle sonuçlanarak bölge adliye mahkemesince de onandığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI :Davacı tarafından savunma verilmemiş; davalı idarece istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ : Uyuşmazlık konusu para cezasının 11/04/2013 tarihinden önce tescil edilen beyannamelere ilişkin olması nedeniyle Anayasa ile de teminat altına alınan, kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemeyeceği yönündeki ilke uyarınca, gümrüklenmiş değerin iki katı para cezası uygulanacağı yolundaki kuralın 11/04/2013 tarihinde yürürlüğe girmesi ve ihtilaf konusu beyannamelerin tescil tarihi itibarıyla anılan maddenin yürürlükteki şeklinde gümrük vergilerinin iki katı para cezası uygulanmasının öngörülmesi nedeniyle, gümrüklenmiş değerin iki katı tutarında para cezası kararı alınması suçta ve cezada kanunilik ilkesine aykırı olacağından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediğinden, davacının temyiz isteminin kabulü ile davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması, davalı idarenin temyiz isteminin ise reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı şirket adına tescilli dahilde işleme rejimi kapsamında 36 adet muhtelif tarih ve sayılı beyannameler kapsamında geçici olarak ithal edilen eşya hakkında yapılan araştırma neticesinde ihracat bedellerine ilişkin gümrük idaresine beyan edilen kıymetlerin gerçeği yansıtmadığının tespit edildiğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 238. maddesi uyarınca eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarında karara bağlanan para cezasına vaki itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 38. maddesinin birinci fıkrasında, kimsenin işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılmasının olanaklı olmadığı, kimseye suçun işlendiği zamanın kanununda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemeyeceği öngörülmüş; aynı maddenin üçüncü fıkrasında da cezanın yasayla konulacağı açıklanmıştır.
4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 238. maddesinin olay tarihinde yürürlükte bulunan şeklinde de, 108 ilâ 127. maddelerde düzenlenen Dahilde İşleme Rejimi ile 128 ilâ 134. maddelerde düzenlenen Geçici İthalat Rejimine ilişkin hükümlerin ihlali halinde, eşyaya ilişkin gümrük vergilerinin tahsil edileceği ayrıca bu vergilerin iki katı para cezası alınacağı öngörülmüş; aynı maddenin 28/03/2013 tarih ve 6455 sayılı Kanunun 15. maddesiyle değişik 11/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren şeklinde ise; gümrüklenmiş değerin iki katı para cezası verileceği belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından dahilde işleme izin belgesi kapsamında gerçekleştirilen ithalatta rejim hükümlerinin ihlal edildiğinden bahisle, adına gümrüklenmiş değerin iki katı tutarında para cezası kararının alındığı anlaşılmıştır.
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan vergi dava dairesi kararının iptale ilişkin hüküm fıkrasına ilişkin davalı idarece temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir.
Vergi dava dairesi kararının davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davacının temyiz istemine gelince;
Her ne kadar dava konusu işlemin dayanağı olan cevaplı raporda ithalat beyannamelerine ilişkin bilgiye yer verilmemiş ise de, dahilde işleme rejimi kapsamında ithal edilip imal edilen eşyanın 2010 ve 2011 tarihli beyannamelerle ihraç edildiği ve işlemin sözü edilen ihracat bedellerine ilişkin gümrük idaresine beyan edilen kıymetlerin gerçeği yansıtmadığından bahisle tesis edildiği açıktır. Dolayısıyla ithalatların hangi tarihte gerçekleştirildiğine dair her hangi bir bilgi mevcut olmasa da, dosyada yer alan belgelerden ithalatın 2010 ve 2011 yıllarında veya bu tarihten önce gerçekleştirildiğinin kabulü zorunludur.
Olayda, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 238. maddesinin 6455 sayılı Kanun’la değişik şekli uyarınca gümrüklenmiş değerin iki katı tutarında hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın zımnen reddine karar verilmiş ise de; bahsi geçen hükmün değişik halinin 11/04/2013 tarih ve 28615 sayılı Resmi Gazete’de yayımlayarak yürürlüğe girmesi, cezalandırmaya konu fiile ilişkin beyannamelerin tescil tarihlerine göre öngörülen cezanın ise, gümrük vergilerinin iki katı tutarında olduğunun görülmesi, belirtilen hükmün daha ağır ceza öngören şeklinin uygulanmasının Anayasa’nın yukarıda yer verilen 38. maddesinde ifade edilen, kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemeyeceği yönündeki ilkeye aykırılık oluşturması karşısında, dava konusu işlemin 11/04/2013 tarihinden önce tescil edilen beyannamelere ilişkin olduğu göz önüne alındığında dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından, davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin kabulüne, davalı idarenin temyiz isteminin ise reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,
3,Kararın, iptale ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davalı idarenin TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 28/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
