Danıştay 7. Daire, Esas No: 2020/997, Karar No: 2021/5937

Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2020/997 E. , 2021/5937 K.
“İçtihat Metni”

T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/997
Karar No : 2021/5937

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına
… Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Davacı adına tescilli … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı “ayçiçek tohumu” cinsi eşyanın kıymetinin İthalatta Gözetim Uygulamasına İlişkin Tebliğ’de öngörülen birim kıymete göre beyan edilmesi üzerine tahakkuk ettirilerek ödenen gümrük vergilerinin eşyaya ait faturada gösterilen kıymete göre hesaplanan tutardan fazlasının 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 211. maddesi kapsamında geri verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin karara vaki itirazın reddine dair işlemin iptali ile ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak faizi ile birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığından, gözetim kıymetinin ithalata konu edilen eşyaya ait gümrük vergilerinin hesaplanmasında esas alınamayacağı, bu nedenle gözetim önlemlerinin yanlış uygulanması suretiyle ödenen vergilerin 4458 sayılı Kanun’un 211. maddesi uyarınca iadesi talebinin reddine dair karara vaki itirazın reddine ilişkin işlemde hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile haksız yere tahsil edilen vergiler nedeniyle yoksun kalınan tutarın, tahsil tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’da öngörülen oranda hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesine; faiz isteminin yasal faizi aşan kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Kararın istinaf başvurusuna konu hüküm fıkrasının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı şirket adına tescilli serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşya İthalatta Gözetim Uygulamasına İlişkin Tebliğ kapsamında yer aldığından gözetim belgesi ibraz edilmeden gerçekleştirilen ithalat işlemi neticesinde beyan üzerine ödenen vergilerin iadesinin mümkün olmadığı, faizin başvuru tarihinden itibaren hesaplanması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Davalı idarece iddia edilen, iadeye konu edilen tutarın gözetim kıymetini aştığı ve gümrük kıymetinde farklılık olduğu hususlarının değerlendirilerek, iadesi istenen tutarın doğruluğunun araştırılması gerekirken, bu konuda herhangi bir araştırma yapılmadan verilen kararda yargılama hukukuna uyarlık bulunmadığından kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu kararda, dava konusu işlemin, gözetim kıymetine isabet eden kısmının iptali ile fazladan ödenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi yolundaki sonuçta isabetsizlik bulunmamakla birlikte; davalı idarece iadeye konu tutar içerisinde gözetim kıymetinin üzerinde yurt dışı gider olarak beyan edilen kısmın da bulunduğu iddia edildiğinden, iadesi istenilen vergilerin salt gözetim kıymetinden kaynaklandığı kabul edilerek verilen iptal kararına yönelik istinaf başvurusunun temyize konu kararla reddedilmesi hukuka uygun düşmemiştir.
Bu itibarla, davalı idarece gerek istinaf aşamasında, gerekse temyiz başvurusunda, iadeye konu edilen tutarın gözetim kıymetini aştığı, gümrük kıymetinde de farklılık olduğu iddia edildiğinden, bu iddianın değerlendirilmesi suretiyle davacı adına tescilli beyannamede davalı idarece iddia edildiği gibi, gözetim kıymetinin üzerinde yurt dışı gider olarak beyan edilen kısmın bulunup bulunmadığının, dolayısıyla iadesi istenen tutarın doğruluğunun araştırılması gerekirken, belirtilen şekilde araştırma yapılmadan verilen kararda yargılama hukukuna uyarlık görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 22/12/2021 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY:
Mevzuat hükümleri uyarınca bir malın ithalatında, yerli üreticilerin zarar görmesine sebebiyet verebilecek miktarda artış olup olmadığının belirlenebilmesi için o malın ithal seyrinin izlenmesi amacıyla re’sen veya üreticilerin başvurusu üzerine yapılan inceleme sonucunda o eşya için Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğünce düzenlenen bir gözetim belgesi ibrazı zorunluluğu getirilmektedir.
Gözetim uygulaması ithalat nedeniyle ilave bir vergisel yükümlülük getirme amacına yönelik veya korunma önlemi niteliğinde bir uygulama değil, ithalatın izlenmesi amacına yönelik bir uygulamadır.
Gözetim belgesi alınması gerektiği halde bundan kaçınarak eşyanın kıymetinin Tebliğ’de belirlenen kıymete yükseltilmesi suretiyle ithalatın gerçekleştirilmesi, mevzuata aykırı olduğu gibi iyiniyet kuralları ile de bağdaşmamakta, uygulamada gözetim belgesi alan yükümlüler aleyhine de eşitsiz bir durum oluşturmaktadır. İdarenin yükümlüden gözetim belgesi temin etme olanağı da hukuken ve fiilen ortadan kalkmış olmaktadır. Bunun sonucunda, ilgili düzenleyici işlem idarece geri alınmış ya da yargı kararıyla iptal edilmiş olmamasına rağmen düzenleyici işlem ile (Tebliğ) getirilen gözetim uygulaması ve 4458 sayılı yasanın, 61. maddesi ile düzenlenen beyanın bağlayıcılığı ilkesi de fiilen askıya alınmış olmaktadır.
İdarenin gözetim uygulamasına tabi eşyaya ilişkin gözetim belgesini ibraz etmeyen ithalatçıyı beyanını gözetim kıymetine yükseltmeye zorladığı iddiasının kabulünü gerektiren bir durum bulunmadığı eşyanın kıymetinin tebliğde belirtilen meblağa yükseltilmesi suretiyle, kıymet unsurunun üstü kapatılarak, idarenin kıymet incelemesi yapma imkanı ve belge alınması gerektiren durumun tespiti engellenmektedir. Bu süreçte, 4458 sayılı Kanun hilafına ilgililer tarafından kötüye kullanıldığının Kanun koyucu tarafından tesbiti üzerine, 18/07/2021 tarihinde Kanun’un 211. maddesine eklenen cümle ile “ticaret politikası önlemlerine tabi eşyanın gümrük kıymetinin yükümlünün kendi beyanı ile artırılması sonucunda ödenmiş veya tahakkuk ettirilmişse bu vergilerin geri verilmesi veya kaldırılmasına ilişkin talepler kabul edilemez” emredici hükmü getirilmekle, işbu taleplerin kabul edilmeyeceği hususu da tekrar teyit edilmiştir.
Bu durumda Tebliğ ile belirli bir CIF değerin altında ve belirli miktarların üzerinde ithal edilmek istenen eşyanın gözetim uygulaması kapsamına tabi kılınan eşya için gözetim belgesi almak amacıyla anılan belgeyi vermeye yetkili Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğüne davacı tarafından başvuruda bulunulup bulunulmadığının, araştırılarak fazladan ödendiği ileri sürülen vergilerin 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 211. maddesi uyarınca geri verilip verilemeyeceğinin saptanması suretiyle bir karar verilmesi gerektiğinden davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ve kararın belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği oyu ile, Daire kararına katılmıyorum.

(XX) KARŞI OY:
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan Daire kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ve kararın onanması gerektiği oyu ile, Dairemiz kararına katılmıyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir