Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, Esas No: 2020/378, Karar No: 2021/3348
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2020/378 E. , 2021/3348 K.
“İçtihat Metni”
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2020/378
Karar No : 2021/3348
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Kurumu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 20/11/2019 tarih ve E:2013/2103, K:2019/3789 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Perakende Satış Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar’ın 26. maddesinin 1. ve 2. fıkralarının değiştirilmesine ilişkin …tarih ve …sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 20/11/2019 tarih ve E:2013/2103, K:2019/3789 sayılı kararıyla;
Davacı şirketin, elektrik piyasasında faaliyet gösteren bir dağıtım şirketi olduğu, 18/12/2012 tarih ve 4193 sayılı Kurul kararı ile, 01/01/2013 tarihinden itibaren uygulanmak üzere, Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Perakende Satış Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar’ın onaylanmasına karar verilerek, 3002 sayılı Kurul kararı ile onaylanmış olan 21 Dağıtım Şirketi İçin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar’ın yürürlükten kaldırıldığı;
Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Perakende Satış Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar’ın 26. maddesinin birinci fıkrasının, “İletim şalt sahalarının dağıtım şirketinin kullanımındaki orta gerilim baralarına 36 kV ve altındaki gerilim seviyesinden, müstakil fider ile mülkiyeti ve işletmesi kendisine ait hatlarla bağlı tek bir tüzel kişi durumunda olan tüketicilere; sayaç okuma, kayıp-kaçak, iletim ve reaktif enerji bedeli uygulanır. Ancak, bu tüketicilerden ‘Organize Sanayi Bölgelerinin Elektrik Piyasası Faaliyetlerine İlişkin Yönetmelik’ kapsamında TEİAŞ ile bağlantı ve sistem kullanım anlaşması yapmış olanlara iletim bedeli uygulanmaz. Bu tüketicilerden görevli perakende satış şirketinden enerji satın alanlara aktif enerji ve perakende satış hizmeti bedelleri de uygulanır.” şeklinde; ikinci fıkrasının ise “İletim şalt sahalarının dağıtım şirketinin kullanımındaki orta gerilim baralarına 36 kV ve altındaki gerilim seviyesinden, müstakil fider ile dağıtım şirketine ait hatla bağlı tek bir tüzel kişi durumunda olan tüketicilere; dağıtım, sayaç okuma, kayıp kaçak, iletim, reaktif enerji bedelleri ile çift terimli tarife sınıfına tabi olanlara ise, ayrıca güç ve güç aşım bedeli uygulanır. Ancak bu tüketicilerden Organize Sanayi Bölgelerinin Elektrik Piyasası Faaliyetlerine İlişkin Yönetmelik kapsamında TEİAŞ ile bağlantı ve sistem kullanım anlaşması yapmış olanlara iletim bedeli uygulanmaz. Bu tüketicilerden görevli perakende satış şirketinden enerji satın alanlara aktif enerji ve perakende satış hizmeti bedelleri de uygulanır.” şeklinde iken; 4400 sayılı Kurul kararıyla, 26. maddesinin birinci fıkrasının, “İletim şalt sahalarının dağıtım şirketinin kullanımındaki orta gerilim baralarına 36 kV ve altındaki gerilim seviyesinden, müstakil fider ile mülkiyeti ve işletmesi kendisine ait hatlarla bağlı tek bir tüzel kişi durumunda olan tüketicilere; sayaç okuma, kayıp-kaçak, iletim ve reaktif enerji bedeli uygulanır. Ancak, bu tüketicilerden ‘Organize Sanayi Bölgelerinin Elektrik Piyasası Faaliyetlerine İlişkin Yönetmelik’ kapsamında TEİAŞ ile bağlantı ve sistem kullanım anlaşması yapmış olanlara bu usul ve esasların 24’üncü maddesi hükümleri uygulanır. Bu fıkra kapsamına giren tüketicilerden görevli perakende satış şirketinden enerji satın alanlara aktif enerji ve perakende satış hizmeti bedelleri de uygulanır.” olarak; ikinci fıkrasının ise “İletim şalt sahalarının dağıtım şirketinin kullanımındaki orta gerilim baralarına 36 kV ve altındaki gerilim seviyesinden, müstakil fider ile dağıtım şirketine ait hatla bağlı tek bir tüzel kişi durumunda olan tüketicilere; dağıtım, sayaç okuma, kayıp-kaçak, iletim, reaktif enerji bedelleri ile çift terimli tarife sınıfına tabi olanlara ise ayrıca güç ve güç aşım bedeli uygulanır. Bu tüketicilerden görevli perakende satış şirketinden enerji satın alanlara aktif enerji ve perakende satış hizmeti bedelleri de uygulanır” şeklinde değiştirilmesi üzerine anılan Kurul kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazlarının yerinde görülmediği;
30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun “Organize sanayi bölgelerince yürütülebilecek faaliyetler” başlıklı 13. maddesinin 1. ve 4. fıkraları ile dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Organize Sanayi Bölgelerinin Elektrik Piyasası Faaliyetlerine İlişkin Yönetmelik’in 12. maddesine yer verilerek;
18/12/2012 tarih ve 4193 sayılı Kurul kararı ile, 01/01/2013 tarihinden itibaren uygulanmak üzere, Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Perakende Satış Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar’ın onaylanmasına karar verilerek, 3002 sayılı Kurul Kararı ile onaylanmış olan 21 Dağıtım Şirketi İçin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar’ın yürürlükten kaldırıldığı; sonrasında, Usul ve Esaslar’da 4400 sayılı Kurul kararıyla değişiklik yapılarak, OSB’lere iletim sistemi kullanıcısı tüketiciler için belirlenmiş olan tarifelerin uygulanacağının kurala bağlandığı;
Düzenleyici kurumların, ilgili bulundukları piyasada düzenleme ve denetleme görevi üstlendiği, bu kuruluşların temel işlevinin, toplumsal ve ekonomik hayatın temel hak ve özgürlükler ile yakından ilişkili alanlarındaki kamusal ve özel kesim etkinliklerini, birtakım kurallar koyarak düzenlemek, konulan kurallara uyulup uyulmadığını izlemek ve denetlemek olduğu; elektrik piyasası ile ilgili olarak düzenlemeler yapma yetkisine sahip olan davalı Kurumun, 4628 sayılı Kanun’la kendisine tanınan bu yetkiyi dava konusu kuralları yürürlüğe koymak suretiyle kullandığının görüldüğü;
Davacı tarafından, Organize Sanayi Bölgelerinin Elektrik Piyasası Faaliyetlerine İlişkin Yönetmeliğin 12. maddesinde hangi tarifelerin uygulanacağına dair bir ibarenin yer almadığı, herhangi bir tedbir almaksızın ve yeni hedef kayıp kaçak oranlarını belirlemeksizin OSB’lerin bağlantı grubunu değiştirdiği, değişikliğin gerekçesinin ortaya konulmadığı ileri sürülmüş ise de, Usul ve Esaslar’ın 26. maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında yapılan değişiklikle, Organize Sanayi Bölgelerinin Elektrik Piyasası Faaliyetlerine İlişkin Yönetmelik kapsamında TEİAŞ ile bağlantı ve sistem kullanım anlaşması yapmış olanlara atıfta bulunulduğu, söz konusu mülga Yönetmeliğin 12. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, OSB’lerin; TEİAŞ’ın Transformatör Merkezlerinin (TM) şalt sahalarının orta gerilim barasına müstakil fider/fiderlerden kendisine veya ilgili dağıtım şirketine ait hatlarla bağlanacağının; üçüncü fıkrasında, OSB’lerin, TEİAŞ veya ilgili dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi ile ilgili mevzuat hükümlerine göre tesis edilmiş bağlantı ve sistem kullanım anlaşmaları imzalayacağının kurala bağlandığı, 4400 sayılı Kurul kararıyla yapılan değişikliğin OSB’lerin bağlantı grubunu değiştirmesini gerektiren yeni bir düzenleme olmadığının kabulü gerektiği;
Bu itibarla, dava konusu 4400 sayılı Kurul kararıyla, uygulamada yeknesaklığın sağlanması bakımından Usul ve Esaslar’ın 26. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile OSB’lerin Elektrik Piyasası Faaliyetlerine İlişkin Yönetmelik’in 12. maddesi arasındaki çelişki giderilerek Usul ve Esaslar’ın 26. maddesi anılan Yönetmelik’e uygun hâle getirilmiş olduğundan, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; davanın konusunun OSB’lerin bağlantı gruplarının değişmesi değil, tarife uygulamalarının değiştirilmesi ve daha önceki dönemde gerçekleşen kayıp kaçak oranlarına göre belirlenen hedef kayıp kaçak oranlarının değişmesi olduğu, konunun teknik niteliği dikkate alınmaksızın eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 20/11/2019 tarih ve E:2013/2103, K:2019/3789 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kullanılmayan …TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. 27/12/2021 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.
