Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, Esas No: 2021/100, Karar No: 2021/3554
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/100 E. , 2021/3554 K.
“İçtihat Metni”
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/100
Karar No : 2021/3554
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 01/07/2020 tarih ve E:2016/57102, K:2020/2952 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun 24/08/2016 tarih ve 2016/426 sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin 29/11/2016 tarih ve 2016/434 sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 01/07/2020 tarih ve E:2016/57102, K:2020/2952 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda Yargıtay …. Ceza Dairesinin (İlk Derece) …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgütle birlikte hareket ettiğine ve diğer hususlara yönelik kararda yer verilen ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Diğer taraftan, davacının örgütün sivil imamları olduğu gerekçesiyle haklarında soruşturma açılan kişilerle çeşitli tarihlerde ve çok sayıda ortak baz hareketliliği bulunduğuna yönelik tespitin, davacı hakkında kararda yer verilen diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı,
Öte yandan, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün HSK’da etkin olduğu dönemde Danıştay üyesi olarak görevlendirilmesinin, kararda yer verilen diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olarak değerlendirildiği,
Ayrıca, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet kararı veren Yargıtay …. Ceza Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararında yer verilen, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün Danıştay hücre yapılanması içinde yer aldığı soruşturma makamınca belirtilen haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi/yöneticisi olma suçundan soruşturma/kovuşturma bulunan kişilerin Bylock yazışmalarında davacının isminin geçtiği tespitinin de, kararda yer verilen diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir başka unsur olduğu sonucuna varıldığı,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, temyize konu kararda, işlemin tesis tarihinden sonra ortaya çıkan ve gerçeği yansıtmayan tanık/sanık beyanları esas alınarak varsayıma dayalı olarak, ceza davasının sonuçlanması beklenmeksizin ve hukuka aykırı bir şekilde davanın reddine karar verildiği, davalı İdarece, usul kurallarına uyulmadan ve suç tarihi olarak kabul edilen 15/07/2016 tarihinde Danıştay üyesi olduğu göz önüne alınmadan yetkisiz bir makam olan HSYK (HSK) tarafından hukuka aykırı olarak dava konusu işlemin tesis edildiği, aynı konuya ilişkin olarak Danıştay tarafından muhakkik tayin edilerek 19/07/2016 tarihinde disiplin soruşturması açıldığı, Danıştay üyesi olduğu göz ardı edilse bile, tetkik hakimi olarak görev yaptığı ve hakimlik teminatı dikkate alınarak hakkında 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’na uygun bir soruşturma açılmadığı, davalı idarece hiçbir hukuki delile dayanmadan, savunması alınmadan hukuka açıkça aykırı bir şekilde meslekten çıkarılmasına karar verildiği, işlem tesis edildiği tarih esas alınarak hukukilik denetiminin yapılması gerektiği, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, tanık ifadelerinin gerçeği yansıtmadığı, somut bir delile dayanmadan kanaatle karar verildiği, ByLock yazışmasında geçen ismin kendisi ile ilgisinin bulunmadığının tanık ifadesiyle açıklığa kavuştuğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 01/07/2020 tarih ve E:2016/57102 , K:2020/2952 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 30/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
