Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, Esas No: 2021/1214, Karar No: 2021/3445
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/1214 E. , 2021/3445 K.
“İçtihat Metni”
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/1214
Karar No : 2021/3445
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Kurulu
VEKİLİ : Av….
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 01/07/2020 tarih ve E:2018/1445, K:2020/2978 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 01/07/2020 tarih ve E:2018/1445, K:2020/2978 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmemiş,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda …. Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Daireleri kararının verildiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen “ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı”nın incelenmesinden; davacının …ID numarasıyla ve bir kullanıcı adı ve şifre almak suretiyle bu ağa dâhil olduğunun anlaşıldığı,
Diğer deliller yönünden, davacının FETÖ’nün Adalet Bakanlığında ve HSK’da etkin olduğu dönemde 2012-2013 yılları arasında (15 ay) yurt dışına dil eğitimine gönderildiği, davacı hakkındaki yukarıda aktarılan diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, bu durumun davacının anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı belitilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu işlemle özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu kararın disiplin soruşturması yapılmadan tesis edildiği, masumiyet karinesinin, adil yargılanma hakkının, suç ve cezaların kanuniliği ilkesi ile ölçülülük ilkesinin ve cezaların şahsiliği ilkesinin ihlal edildiği, savunma hakkının ve hak arama hürriyetinin engellendiği, davaya konu kararların sebep unsurunu oluşturacak herhangi bir delil veya belge ortaya konulmadığı, hukuka aykırı elde edilen delillere dayalı işlem tesis edilemeyeceği; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesine, Anayasa’ya, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’na ve 6087 sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Kanunu’na aykırı işlem tesis edildiği; 667 sayılı KHK’nın 3/1 maddesinde yer verilen göreve son verme ibaresinin gerçeği yansıtmadığı, işlemin disiplin cezası niteliğinde olan meslekten çıkarma işlemi olduğu, meslekten çıkarma kararı veren kurul üyelerinin aynı zamanda yeniden inceleme talebine de karar verdiği, bu durumun tarafsızlık ilkesi ile bağdaşmadığı; temyize konu Daire kararında yer verilen ceza mahkemesi kararının henüz kesinleşmediği, dolayısıyla karara esas alınmayacağı; ByLock verilerinin yasa dışı delil olduğu dolayısıyla hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, bu hususa ilişkin yüksek yargı kararlarının bulunduğu, bu programı kullandığı yönündeki tespitlerin her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilecek şekilde ortaya konulmadığı; yine Daire kararında yer verilen bir diğer delil olan yurt dışına dil eğitimine gönderilmesi hususunda, ilgili Bakanlıkça belirlenen objektif kriterleri sağladığından dil eğitimine gönderildiği; dava konusu işlemde yer verilen sosyal çevre ve sosyal medya paylaşımları, kolluk kuvvetlerince mahallinde tespitlerin açıkça fişleme olduğu, bu şekilde özel hayatın gizliliği ilkesinin açıkça ihlal edildiği belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 01/07/2020 tarih ve E:2018/1445, K:2020/2978 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 29/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
