Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, Esas No: 2021/276, Karar No: 2021/3114
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/276 E. , 2021/3114 K.
“İçtihat Metni”
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/276
Karar No : 2021/3114
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Birliği
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : .. Bakanlığı
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri Av. ….
Hukuk Müşaviri Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün “Özel Hastaneler Yönetmeliği Değişikliği” konulu 06/09/2016 tarih ve 1689 sayılı Genelgesi’nin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 29/06/2020 tarih ve E:2019/7038, K:2020/2338 sayılı kararıyla;
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun 3. ve 9. maddeleri ile 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 12. maddesi hükümleri ve anılan mevzuata dayanılarak 27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliği’nin 19. maddesinin 1. fıkrası ve Ek 4. maddesinin 1. fıkrasına yer verilerek;
Özel Hastaneler Yönetmeliği’nin Ek 5. maddesinde, özel hastanelerde kalite ve verimliliği artırmak amacıyla izin verilebilecek hususların düzenlendiği ve anılan maddenin 21/03/2014 tarihli Yönetmelik ile değişik 1. fıkrasının (e) bendinin (1) numaralı alt bendine karşı açılan davada; Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin E:…, K:… sayılı kararı ile 1219 sayılı Kanun’da olmayan bir koşul getirilerek, bir sağlık kuruluşunda kadro dışı geçici çalışabilmenin, bir tıp merkezi veya özel hastanede kadrolu çalışma şartına bağlandığından, tabiplik mesleğinin, tabibe verdiği çalışma hakkının, 1219 sayılı Kanun’un 12. maddesindeki sınırlamaları aşar nitelikte engellendiği gerekçesine yer verilerek anılan alt bendin iptaline karar verildiği ve bunun üzerine söz konusu alt bentte 25/08/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 7. maddesi ile değişiklik yapıldığı;
Anılan Yönetmeliğin Ek 5. maddesinin 21/03/2014 tarihli Yönetmelik ile değişik 1. fıkrasının (i) bendi hakkında, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin E:2014/3859, K:2016/951 sayılı kararı ile Ek 5. maddenin 1. fıkrasının (e) bendinin hukuka aykırı bulunması karşısında, davalı idarenin dava konusu düzenlemeyi yapma gerekçesinin de dayanaksız kaldığı gerekçesiyle iptal kararı verildiği ve bu karar üzerine de anılan bentte 25/08/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 7. maddesi ile değişiklik yapıldığı;
Yukarıda aktarılan değişiklikler üzerine davalı idare tarafından 06/09/2016 tarih ve 1689 sayılı dava konusu Genelge’nin hazırlandığı;
Uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için davalı idareden, “kadrolu çalışma”nın ne anlama geldiği, tabip ve diş tabiplerinin, mesaisini kadrolu çalışılan özel hastaneye mi hasretmesi gerektiği, yoksa birden fazla yerde kadrolu ve aynı zamanda kısmi süreli olarak çalışabilmesinin mümkün olup olmadığı hususlarının sorulduğu; idarenin cevabında, “kadrolu çalışma”nın tam gün çalışma; “kadro dışı geçici çalışma”nın da kısmi zamanlı çalışma demek olmadığı; kadrolu ve aynı zamanda kısmi süreli olarak çalışabilmenin mümkün olduğunun belirtildiği; “kadrolu çalışma = tam gün çalışma” olmadığından, 1219 sayılı Kanun’un 12. maddesinde belirtilen her bir bent kapsamında olmak şartıyla, tabiplerin birden fazla yerde kadrolu olarak çalışabilmesinin mümkün olduğu;
1219 sayılı Kanun’un anılan maddesinde tabiplerin her bir bent kapsamına giren kuruluşlarda ne şekilde çalışacağına ilişkin bir hüküm getirilmediği; Özel Hastaneler Yönetmeliği’nin 19. maddesine göre özel hastanede çalışmaya ilişkin ana kuralın, hastane kadrosunda çalışmak olarak belirlendiği; Yönetmeliğin Ek 5. maddesinde ise istisnai olarak, kadro dışı geçici çalışmaya izin verilebilecek durumların düzenlendiği, dava konusu Ek 5. maddenin (e) bendinin 1. fıkrası ile (i) bendinde yer verilen kadro dışı geçici çalışma izninin de bu hüküm kapsamında istisnaen verilmiş bir izin olduğu;
Sağlık kuruluşlarının ve sağlık insan gücünün ülke genelinde dengeli dağılımının sağlanması amacıyla davalı idarece planlama yapılmasının yasal gereklilik olduğu; planlama ile sağlık hizmetlerinin kaliteli, hakkaniyete uygun ve verimli şekilde sunulması, sağlık kurum ve kuruluşlarının hizmet kapasiteleri, sağlık insan gücü ile çağdaş tıbbi bilgi ve teknolojinin ülke düzeyinde dengeli dağılımının sağlanması, kaynak israfı ve atıl kapasiteye yol açılmamasının amaçlandığı, bu amaçları gerçekleştirilebilmek için yapılan planlamanın en önemli araçlarından birinin ise özel sağlık kuruluşlarının kadrolarının belirlenmesi olduğu, dava konusu Genelge ile de bu amacın gerçekleştirmesinin hedeflendiği Yönetmelik değişikliğinin nasıl uygulanacağının anlatıldığı anlaşıldığından, anılan düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idare tarafından ara kararlara verilen cevaplar ile çelişkilerin sona ermediği, Dairece ara karara gerek görülmesinin Genelge’den beklenen amacın gerçekleşmediğini gösterdiği, 1219 sayılı Kanun kapsamında hekimlerin bir veya birden fazla sağlık kuruluşunda çalışmalarının mümkün olduğu, Genelge’nin Özel Hastaneler Yönetmeliği ile verilen hakları sınırlar nitelikte boş kadro şartına yer verdiği, kadro dışı geçici çalışmanın planlama ilkelerini ihlal eder yönünün bulunmadığı, hekimlerin çalışma özgürlüğünün sınırlandırıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 29/06/2020 tarih ve E:2019/7038, K:2020/2338 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 16/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
