Danıştay 12. Daire, Esas No: 2021/1332, Karar No: 2021/5292
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/1332 E. , 2021/5292 K.
“İçtihat Metni”
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1332
Karar No : 2021/5292
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : … İl Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununun 55. maddesinin 19. fıkrası uyarınca resen emekliye sevk edilmesine ilişkin 13/08/2015 tarihli Bakan Olurlu ve … (…) sayılı işlemin davacı ile ilgili kısmının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine ve 3201 sayılı Kanun’un 6638 sayılı Kanun’un 22. maddesiyle değişik 55/19. maddesinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince Danıştay Beşinci Dairesinin 11/12/2017 tarih ve E:2016/29836, 2017/23987 sayılı bozma kararına uyularak verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; davacının hem 2015 yılı sözlü sınav sonucunun hem de 2013-2014 dönemi kapsamında terfi ettirilmeme işleminin iptal edildiği ve emekliliğe sevkine ilişkin işbu davaya konu işlemin dayanağının bu iki işlem olduğu görülmekteyse de, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile görevinden çıkarılan davacının, bu iptal kararları sonrasında dahi davalı idare tarafından tekrardan terfi sınavına ve bu sınav sonucuna müteakip terfi değerlendirmesine alınması mümkün olmadığı gibi 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ikinci maddesinin ikinci fıkrasında, bu kararname ile görevden çıkarılan kişilerin görev yaptıkları teşkilata yeniden kabul edilmeyeceği yönünde açık bir düzenleme yapıldığı, yani davalı idare tarafından, davacının 01/09/2017 tarihinden geriye dönük olarak dahi kamu görevine geri dönmesi yönünde karar veremeyeceği aşikar olduğundan bu haliyle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Danıştay Başkanlık Kurulu’nun 18/12/2020 tarih ve 2020/62 sayılı “Danıştay Dava Daireleri Arasındaki İş Bölümü Kararı” uyarınca dairemize devredilen dosya incelendi ve işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
… İl Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görev yapan davacının, 2013 yılında toplanan Merkez Değerlendirme Kurulu kararı ile emniyet amiri rütbesine terfi ettirildiği, sonrasında dört yıllık yükseköğrenimini bitirdiği tarih itibariyle (A) grubu polis amiri sayılarak rütbe kıdem ve terfi geçerlilik tarihlerinin buna göre düzenlenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle Emniyet Genel Müdürlüğü aleyhine açtığı davada … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile anılan işlemin iptaline karar verildiği, bu kararın Danıştay Onaltıncı Dairesinin 04/09/2015 tarih ve E:2015/15154, K:2015/4841 sayılı kararı ile onandığı, anılan karar gereği (A) grubu polis amiri statüsünde değerlendirildiği tarihin geriye çekilmesi sonucunda emniyet amiri rütbesindeki kıdeme esas tarihin 30/06/2009 olarak yeniden düzenlendiği, bir üst rütbe olan 4. sınıf emniyet müdürü rütbesindeki kıdemine esas tarihin 30/06/2013 olarak belirlendiği, davacının (A) Grubu polis amiri sayılmasına ilişkin davanın, 2014 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu toplantı tarihinden sonra sonuçlandığı, bu sebeple davacının 2015 yılında rütbe terfi sözlü sınavına alındığı ve “Başarısız” sayıldığı, başarısız sayılma işlemine karşı açtığı davada … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile anılan işlemin iptaline karar verildiği, bu karara karşı yaptığı istinaf başvurusunun … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile reddine kararı verildiği, anılan yargı kararlarına rağmen idarece yeniden sınava alınmamasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile anılan işlemin iptaline karar verildiği, bu karara karşı yaptığı istinaf başvurusunun … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile reddine kararı verildiği, … tarih ve … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı ile de 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 6638 sayılı Kanun ile değişik 55. maddesinin 19. fıkrası uyarınca bulunduğu rütbeye terfi tarihinden itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemediğinden resen emekliye sevkedildiği ve bu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi, özlük haklarının iadesi istemiyle temyizen görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3201 sayılı Kanun’un 6638 sayılı Kanun ile değiştirilen 55. maddesinin birinci fıkrasında, polis amirlerinin rütbeleri sayılmış, ikinci fıkrasında polis amirlerinin rütbelerde ve meslek derecelerinde zorunlu en az bekleme süreleri gösterilmiş, üçüncü fıkrasında her amir rütbesinde bulunması gereken kadro sayısına esas alınacak oran azami olarak gösterilmiş, dördüncü fıkrasında bu rütbelere terfilerin yetkili kurullarda kıdem sırasına göre görüşüleceği ve maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakata göre yapılacağı belirtilmiş, beşinci fıkrasında kıdem sırasının tespitinde, bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı, aynı tarihte terfi edenlerden sicil notu yüksek, sicil notlarının eşitliği halinde ödül ve takdirnamesi fazla, ödül ve takdirnamelerin sayıca eşitliği halinde ise, sicil numarası daha küçük olanların diğerlerine göre kıdemli sayılacağı öngörülmüş, onbirinci fıkrasında rütbe terfiinin yetkili kurullarda görüşülebilmesi için gerekli koşullar hükme bağlanmıştır.
Aynı maddenin diğer fıkralarında da, rütbeler, bu rütbelere terfi esasları, terfi ve atama zamanı gibi hususlarda doğrudan Kanun hükümleriyle belirlen çerçeve dahilinde kalmak koşuluyla, liyakat koşullarını belirlemek, üst rütbedeki boş kadro sayısına göre terfileri önermek ya da ikinci meslek derecesindeki görev unvanlarına ataması yapılacak personeli değerlendirmek ve öneride bulunmak üzere Genel Müdürlük Merkez Değerlendirme ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının oluşturulması öngörülmüştür.
Anılan maddenin ondokuzuncu fıkrasında ise; “Bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen Emniyet Amirleri ile Dördüncü, Üçüncü ve İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilirler” hükmüne yer verilmiş, ve yirmibirinci fıkrasında ; ondokuzuncu fıkra hükümlerine göre emekliliğe sevk edilen emniyet amirlerine, emekliye sevk edildikleri tarihi takip eden ay başından itibaren, en yüksek devlet memuru aylığının %110’u oranında altmış yaşına kadar Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kadrosuzluk tazminatı ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
3201 sayılı Kanun’un yukarıda aktarılan 55. maddesinde değişiklik yapan 6638 sayılı Kanun’un genel gerekçesinde, “Polis amirlerinin rütbe terfilerinde, tüm çağdaş ülkelerin aksine kıdeme dayalı bir sistem benimsenmiş, liyakat ikinci plana bırakılmıştır. Polis amirleri bulundukları rütbede zorunlu en az bekleme süresini tamamlamaları ve herhangi bir ceza almamaları halinde mesleki yeterliliklerine bakılmaksızın otomatik olarak bir üst rütbeye terfi etmeye başlamışlardır. Bu sistem, ihtiyaç duyulan amir rütbelerinde sayısal azlığa ve ihtiyaç duyulmayan rütbelerde ise aşırı yığılmalara neden olmuştur.
Yapılan düzenleme ile bozulan personel piramidinin görev ve hizmet gereklerine uygun hale getirilmesi amacıyla; her rütbede yer alacak amir sayısı/oranı belirlenmekte, her rütbe terfiinde yazılı ve sözlü sınav şartı getirilmekte ve terfi için öngörülen asgari şartlara sahip personel arasından en kıdemli olanın değil en liyakatli olanın terfi etmesi öngörülmektedir. Ayrıca ihtiyaçtan fazla sayıdaki Birinci, İkinci, Üçüncü, Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürlerine ve emniyet amirlerine belli bir miktar ek ödeme yapılmak suretiyle resen emeklilik sistemi getirilmektedir.” değerlendirilmesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yukarıda yer verilen Yasa hükümleri ile gerekçesi bir arada değerlendirildiğinde, Yasa’nın amacının, emniyet hizmetlerinin hizmet gereklerine uygun olarak yürütülebilmesi için her bir rütbede ihtiyaç duyulan emniyet amirlerinin azami kadro sayılarının belirlenmesi, bunun sonucunda ihtiyaç fazlası durumunda kalacak olan emniyet amirlerinin emekliye sevki ve azami sayıları Yasa ile belirlenen kadrolara atamalarda liyakat ilkesi çerçevesinde bir değerlendirmeye ve seçmeye imkan sağlanması olduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu işlemin dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun yukarıda aktarılan 55. maddesinin 19. fıkrasında, ilgili personelin re’sen emekliye sevk edilebilmesi için, bulunulan rütbeye terfi edilen tarihten itibaren, bekleme süresi de dahil olmak üzere beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edememe koşulu getirildiğinden, söz konusu beş yıl içinde kalan yıllardaki rütbe terfi işlemleri ile re’sen emeklilik arasında bir sebep-sonuç ilişkisi bulunmakta olup, re’sen emekliye sevk edilen personelin en az zorunlu bekleme sürelerini doldurdukları tarih itibariyle terfi değerlendirmesine alınıp alınmadığı, terfi ettirilmediği yıllara ilişkin davasının bulunup bulunmadığı ve davaların sonucu önem arz etmektedir.
Ayrıca anılan düzenlemede “bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren” ibaresi ile personelin re’sen emekliye sevk edilmesinde bulunulan rütbede fiili olarak çalışmaya başlanılan tarihin değil, bulunulan rütbeye hukuki olarak terfi edilen tarihin esas alınacağı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, kıdeme esas alınan ve üst rütbeye terfiin hak edildiği tarihin geriye çekildiği durumlarda, polis amirlerinin re’sen emekliye sevk koşulları değerlendirilirken, bulundukları rütbelerde kıdemlerine esas alınan tarih dikkate alınacak ve zorunlu en az bekleme süreleri de bu tarihten itibaren hesaplanarak, takip eden yıllarda rütbe terfi değerlendirmesine alınmaları gerekecektir.
Mahkeme tarafından yapılan ara kararla; davacının emniyet amiri rütbesindeki bekleme süresini 30/06/2013 tarihinde doldurması ve 2013 ve 2014 yılları için terfi değerlendirmesine alınmaması üzerine idareye yeniden rütbe terfi değerlendirmesine alınması istemiyle başvuruda bulunup bulunmadığı, idare tarafından davacının 2013 ve 2014 yıllarına yönelik olarak rütbe terfi değerlendirmesine alınıp alınmadığı, alınmış ve terfi ettrilmemesine karar verilmiş ise bu işlemin iptaline yönelik açılmış davasının bulunup bulunmadığı, ayırca 2015 yılı rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işleme açmış olduğu davada verilen karar gereğince yeniden sözlü sınava alınıp alınmadığı, alınmış ve terfi ettirilmemesine karar verilmiş ise bu işlemin iptaline yönelik açılmış davasının bulunup bulunmadığının sorulması üzerine, idarece verilen 23/05/2019 tarihli ara karar cevabında; davacının 2013-2014 yılları için terfi değerlendirilmesine alınması için başvuruda bulunduğu ve başvurusunun idarece reddedildiği, yine 2015 yılında yapılan sözlü terfi sınavında başarısız olduğundan dolayı terfisinin yapılmadığı, terfi sınavından başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı ve … İdare Mahkemesi nezdinde E:… sayısıyla görülen davada yeniden yapılacak sözlü sınav sonucunda ortaya çıkacak değerlendirme ve puana göre işlem tesis edilmesi gerektiği belirtilerek iptal kararı verildiği; keza terfi ettirilmemesine ilişkin işleme karşı da … İdare Mahkemesi nezdinde açtığı ve E:… sayılı dosya kapsamında görülen davada; “yeniden değerlendirmeye alınması gerektiği” belirtilerek iptal kararı verildiği; ancak, 2015 yılına ilişkin kamu görevinden çıkarılmış olması sebebiyle yeniden bir değerlendirmeye alınmadığı belirtilmiştir.
Bu durumda, davacının hem 2015 yılı sözlü sınav sonucunun hem de 2013-2014 dönemi kapsamında terfi ettirilmeme işlemlerinin iptal edildiği; ancak, bu iptal kararları sonrasında davacının davalı idare tarafından tekrar terfi sınavına ve bu sınav sonucuna müteakip terfi değerlendirmesine alınmadığının görüldüğü, davacının bu iptal kararlarından sonra idarece tekrar terfi değerlendirilmesine alınarak terfi ettirilip ettirilmeme durumuna ve bu işlemlerin iptaline yönelik dava açılmış olması halinde davaların sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile görevinden çıkarılan davacının tekrardan terfi sınavına ve bu sınav sonucuna müteakip terfi değerlendirmesine alınması mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 21/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
