Danıştay 12. Daire, Esas No: 2021/6168, Karar No: 2021/5903
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/6168 E. , 2021/5903 K.
“İçtihat Metni”
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6168
Karar No : 2021/5903
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul Tuzla Piyade Okul Komutanlığında uzman erbaş olarak görev yapan davacının, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin 10/12/2018 tarihli işlem ile yaptığı itirazın reddi yolundaki …tarih ve …sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; davacının güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanmasına ve sözleşmesinin feshine gerekçe gösterilen, …. Çocuk Mahkemesinin E:…, K:…sayılı kararına konu olayın, henüz 13 yaşında iken akranı olan başka bir çocukla kavgası esnasında çocuğu basit şekilde yaralamasından kaynaklı bir olay olduğu, davacının olay tarihinde reşit olmadığı, Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun 27/2/2019 tarih ve 2014/7256 başvuru numaralı kararındaki gerekçeler de dikkate alındığında, reşit olunmayan bir dönemde gerçekleşmiş ve netice itibariyle HAGB kararı ile sonuçlanmış bir olayın, davacının güvenlik soruşturmasının “olumsuz” olarak değerlendirilmesine esas alınarak, bu gerekçeyle sözleşmesinin feshedilmesi ve görevine iade edilmesi için yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince; dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine ilişkin 4045 sayılı Kanun’un birinci maddesinin ikinci fıkrasının Anayasa Mahkemesince iptal edildiği ve bu kararın Resmi Gazete’de yayımlandığı 28/04/2020 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşıldığından, Anayasa’nın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştayın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa’nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa’ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı; öte yandan, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararının, ilgililer hakkında güvenlik soruşturması yapılamayacağı yönünde olmadığı, aksine, kamu görevinde çalıştırılacak kişiler hakkında, Anayasanın 129. maddesi uyarınca kamu hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini teminen güvenlik soruşturması yapılması yönünde düzenlemeler getirilmesinin kanun koyucunun takdir yetkisinde olduğu hususunun açıkça belirtildiği; bu doğrultuda 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete’de, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu’nun yayımlanarak yürürlüğe konulduğu, 7315 sayılı Kanun’da öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak, davacı hakkında yeniden bir değerlendirme yapılabileceğinin de kuşkusuz olduğu belirtilmek suretiyle, sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmeyen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun, belirtilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Ülkenin güvenliği ve savunulmasından sorumlu olan Türk Silahlı Kuvvetlerine alınacak personelin güvenilirliğinin her türlü şüpheden uzak olarak ortaya konulmasının önem arz ettiği, bu itibarla, personel istihdamına yönelik takdir yetkisinin davacıyı istihdam etmeme yönünde kullanılmasında herhangi bir yanlışlık ve hukuka aykırılık bulunmadığı, her ne kadar Anayasa Mahkemesinin 19/02/2020 tarih E:2018/163 K:2020/13 sayılı kararı ile 4045 sayılı Kanun’un 1. maddesinin ikinci fıkrası iptal edilmiş ise de, dava konusu işlem tarihinde düzenlemenin yürürlükte bulunduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, ayrıca Harçlar Kanunu’na göre harçtan muaf olduklarından, idare aleyhine harca hükmedilemeyeceği belirtilerek, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
İstanbul Tuzla Piyade Okul Komutanlığında uzman erbaş olarak görev yapan davacının, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olarak değerlendirilerek 10/12/2018 tarihli işlem ile sözleşmesinin feshedilmesi ve yaptığı itirazın …tarih ve …sayılı işlem ile reddedilmesi üzerine temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinde, Danıştayda ve idare mahkemelerinde dava açma süresinin, kural olarak yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren altmış gün olduğu hükme bağlanmış; 11. maddesinde ise, “1- İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 2- Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. 3- İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.” hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yukarıda belirtilen Kanun hükümleri karşısında; ilgililerin, kendilerine tebliğ edilen idari işleme karşı, 2577 sayılı Kanun’un 7. maddesinde belirtilen 60 günlük yasal dava açma süresi içerisinde doğrudan veya aynı Kanun’un 11. maddesi uyarınca idareye yapacağı itirazın reddi üzerine, itiraz tarihine kadar geçen süreyi de göz önüne alarak dava açmaları gerekmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden; uzman erbaş adayı olarak görev yapan davacının güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin 10/12/2018 tarihli işlemin 11/12/2018 tarihinde davacıya tebliğ edildiği ve aynı gün terhis edilerek ilişiğinin kesildiği; davacının, 14/01/2019 tarihinde davalı idare kayıtlarına giren 09/01/2019 tarihli dilekçesi ile, hangi gerekçeyle görevine son verildiğinin bildirilmesini istediği, bu başvuruya cevaben davalı idarenin 31/01/2019 tarihli yazısıyla, işlemlerin mevzuat hükümleri çerçevesinde gizlilik içerisinde tesis edildiği ve bilgi verilemeyeceği yolunda yanıt verildiği, bu yazıyı 05/02/2019 tarihinde tebliğ eden davacının, bu kez 18/02/2019 tarihinde davalı idare kayıtlarına giren 14/02/2019 tarihli dilekçesi ile, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandırılmasını gerektirecek bir durumunun olmadığını belirterek itirazda bulunduğu ve görevine iade edilmesini talep ettiği, bu itirazının, …tarih ve …sayılı işlem ile reddedilmesi ve 06/03/2019 tarihinde davacıya tebliğ edilmesi üzerine, 04/04/2019 tarihinde mahkeme kaydına giren dilekçe ile bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda; dava açma süresinin sözleşme feshi işleminin tebliğ edildiği 11/12/2018 tarihinde başladığı, davacının, dava açma süresinin 34. gününde bilgi verilmesi istemiyle davalı idareye başvuruda bulunduğu, bu başvuruya verilen olumsuz yanıtın kendisine tebliğinden 13 gün sonra idare kayıtlarına 14/02/2019 tarihli dilekçesi ile itirazda bulunarak göreve iade edilmesini talep ettiği ve itirazının 28/02/2019 tarihli işlem ile reddedilerek 06/03/2019 tarihinde tebliğ edilmesinden 29 gün sonra 04/04/2019 tarihinde dava açtığı açık olduğundan, 2577 sayılı Kanun’un 7 ve 11. maddelerinde belirtilen süreler geçirildikten sonra açılmış olan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 17/11/2021 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
