Danıştay 4. Daire, Esas No: 2017/2884, Karar No: 2021/6471

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2017/2884 E. , 2021/6471 K.
“İçtihat Metni”

T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2017/2884
Karar No : 2021/6471

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Vergi Dairesi Başkanlığı
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, …Boya ve Kimya San. İth. İhr. Tic. Ltd. Şti.’nin ortağı sıfatıyla düzenlenen …tarih ve …sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. Vergi Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; davacının …Boya Kimya San. İth. İhr. Tic. Ltd. Şti.’ne ait hisselerini 06/05/2005 tarihinde devrederek şirketten ayrılması nedeniyle bu tarihe kadar şirketin ortağı olan davacının şirkete ait tahsil edilemeyen vergi borçlarından sorumlu olmasının kanun gereği olduğu, ancak davacının bu tarihten sonraki dönemlerden sorumlu tutulamayacağı, dava konusu ödeme emrinde yer alan 2005/1-12, 2005/4, 2005/5, 2005/6 dönemlerine ait vergi borçlarına ilişkin beyannamelerin kanunen verilme süreleri, borçların tahakkuk ve vade tarihleri davacının ortaklık ve müdürlük sıfatının sona erdiği tarihten sonrasına rastladığından davacı adına, sorumluluğunun bulunmadığı dönemlere ait vergi borçları nedeniyle düzenlenen ödeme emrinin bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı; dava konusu ödeme emri içeriğindeki 2005/2 ve 2005/3 dönemine ilişkin vergi borçlarına ilişkin kısmına yönünden ise, söz konusu borçlara ilişkin olarak davacı adına şirket ortağı sıfatıyla ödeme emri düzenlenmeden önce ortağı olduğu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde ödeme içeriğindeki borçların vadesinde ödenmeyerek kesinleştiği ve şirketten tahsil olanağının da kalmadığı anlaşıldığından, söz konusu borcun tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; dava konusu ödeme emri içeriği vergi borçlarının, asıl borçlu şirketin 2005 yılına ilişkin defter ve belgelerinin davacının şirket ortaklığından ayrıldıktan sonra şirket kanuni temsilcisi tarafından ibraz edilmemesinden kaynaklanması sebebiyle sorumlu tutulamayacağından, bu konudaki sorumluluk yasal defter ve belgeleri ibraz etmeyen kanuni temsilciye ait olacağından, davacı iddialarının 6183 sayılı Kanunun 58. maddesinde yazılı “borcun bulunmadığı” kapsamında kabulü gerekeceğinden düzenlenen ödeme emrinin bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine davacı istinaf başvurusunun kabulüne kararın redde ilişkin kısmının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yasal mevzuatlara istinaden yapılan işlemlerin yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun’un 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları; 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, (7061 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli) 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, “ödeme emrine itiraz” başlıklı 58. maddesinde de, kendilerine ödeme emri tebliğ olunanların, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hususlarında (7061 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli) itirazda bulunabileceği hükümleri yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, 23/06/2005 tarih ve 6331 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayımlanan şirket ortaklar kurulu kararına göre şirket ortaklarından …’in Ankara 42. Noterliği’nin 03/05/2005 tarih ve 12372 yevmiye nolu hisse devir sözleşmesi ile hisselerinin tamamını Mehmet Emin Yurtseven’ devrettiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu ödeme emirleri içeriğinde, hisse devir sözleşmesi tarihi olan 03/05/2005 öncesine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi, gecikme faizi ve özel usulsüzlük cezası bulunması nedeniyle davacının sorumlu tutulabileceği görüldüğünden, Vergi Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 10/11/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi ve kararın onanması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir