Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, Esas No: 2021/1675, Karar No: 2021/2856

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/1675 E. , 2021/2856 K.
“İçtihat Metni”

T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/1675
Karar No : 2021/2856

TEMYİZ EDEN (DAVACI) :…
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) :… Kurulu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU :Danıştay Beşinci Dairesinin 07/12/2020 tarih ve E:2017/5782, K:2020/5609 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin yine aynı Kurulun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 07/12/2020 tarih ve E:2017/5782, K:2020/5609 sayılı kararıyla;
Davacının, 6749 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile ilgili Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmediğinden işin esasına geçilerek; “Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda …Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacının, ceza yargılaması sonucunda silahlı terör örgütüne üyelik suçundan mahkumiyetine karar verilen …Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında, “…Dosyada mevcut Bylock tespti tutanağına göre Sanığın kullandığı tespit edilen … numaralı GSM hattı ile … IMEI numaralı cihazlar vasıtasıyla FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarının gizli ve şifreli haberleşme programı olan Bylock isimli programı 13/08/2014 tarihinden itibaren kullandığının tespit edildiği, yapılan çalışmalar neticesi Bylock içeriklerine (mesaj, mail v.s.) ulaşılamadığı, şüphelinin kullanmış olduğu telefon numarasına ait geçmişe yönelik HTS kayıtlarının istendiği, şüpheliye ait HTS kayıtlarındaki hattın takılı olduğu cihaza ait imei numarasının dosyada mevcut 02/02/2017 tarihli BYLOCK sorgu tutanağındaki IMEI numarasıyla eşleştiği, şüphelinin BYLOCK kullandığı cihazı 03/12/2015 tarihinde değiştirdiği, bu hususun HTS kayıtlarının incelenmesinden anlaşıldığı…” tespitlerine yer verildiğinin görüldüğü; davacı hakkında düzenlenen “ByLock Tespit Tutanağı”nın incelenmesinden, davacı tarafından … GSM numarasından, … IMEI numaralı cihazla ByLock uygulamasının yüklendiğinin anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, sınavlara örgütün hâkim-savcı sınav çalışma evlerinde hazırlandığına, adaylık sürecinde örgüte ait staj evlerinde kaldığına, örgütün yönlendirmesiyle katalog evlilik yaptığına, örgüt toplantılarına katıldığına, 2014 yılı HSK üye seçiminden sonra oylar sayılırken “bağımsız” adaylar adına kamera kaydı yaptığına, ByLock kullandığına ve diğer hususlara yönelik ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Diğer hususlar (MASAK raporu) yönünden, davacı tarafından uluslararası bir sivil toplum kuruluşundan organize bir şekilde maddi yardım talebinde bulunulmasının, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı,
Diğer hususlar (ev aramasında ele geçirilen dökümanlar) yönünden, evinde yapılan aramada Fethullah Gülen’e ve FETÖ’ye ilişkin dökümanların bulunmasının davacının anılan örgütle iltisak veya irtibatına yönelik destekleyici unsurlar olduğunun değerlendirildiği belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Davacı tarafından, Daire kararında Anayasa’ya aykırılık iddiasının ciddi görülmeme gerekçesinin ortaya konulmadığı; “savunması alınmadan meslekten ihracına karar verilmiş olmasının önemli olmadığı, savunmanın yargılama süreci içinde giderilmesinin mümkün olduğu, ihracın “olağanüstü tedbir kapsamında” sayılan bir işlem tesisi olduğu” yönündeki görüşün Anayasa ile teminat altına alınan Hâkimlik mesleğinin kuralları ile bağdaşmadığı; her ne kadar davalı idare, delillerin işlem tarihindeki bilgi belgelere dayandığını belirtse de, işlem tarihi ve dosyaya eklenen belge tarihlerine bakılacak olunursa, belgelerin işlem tesisinden çok sonra ihracı delillendirmek adına toplandığı; ceza yargısına ait dosyası incelendiğinde, ByLock iddialarına yönelik herhangi bir tespit değerlendirme tutanağının da bulunmadığı; soruşturmada özel kanun niteliğindeki 2802 sayılı Kanun’un uygulanması gerektiği; yapının terör örgütü sayılmasına ve yapı ile ilişkiye sorumluluk yüklenmesine ilişkin tarihin 15/07/2016 tarihi olduğu, darbe girişimine iştirak etmeyen sivillerin aksi kanıtlanmadığı sürece terörist amaç ve yöntemlerden habersiz oldukları ve sorumlu olmayacakları, bu yorumun irtibat ve iltisak içinde geçerli olduğu, devletin zımni olarak irtibat ve iltisak tarihini 15/07/2016 tarihi olarak belirlediği; gerekçeli kararda itirafçı beyanlarının tanık beyanı olarak kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğu; meslekten çıkarma kararı ve gerekçesi konusunda tebligat ve bilgilendirme yapılmadığı, görevinden somut delil ve iddialar olmadan ihraç edildiği; hukuka uygunluk denetiminin işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yapılması gerektiği, meslekten çıkarıldıktan sonra açılmış dava ya da yürütülen soruşturmanın hiçbir ehemmiyetinin olmadığı; eşinin ByLock kullanıcısı olduğu iddiasının suçların ve cezaların şahsiliği ilkesi uyarınca mesleğini kaybetmesine gerekçe olarak gösterilemeyeceği, bununla birlikte ByLock’un hukuk dışı yollarla elde edildiğinden delil olma niteliğinin de bulunmadığı; 593 kişinin mesleğe geri döndüğü, bu hususun, idarenin meslekten çıkarma kararındaki isabetsizliğinin yahut yanılma payının ne boyutta olduğunun göstergesi olduğu; 667 sayılı KHK’nın onaylanmasına dair Kanun’un Anayasa’ya aykırılığı nedeniyle iptali için Anayasa Mahkemesine götürülmesi taleplerinin olduğu; Anayasa’nın 70. maddesinin, insan haklarına saygı yükümlülüğü ve yaşam hakkının, adil yargılanma hakkının, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, AİHS’nin 15. maddesinin, mülkiyet hakkının ve eğitim hakkının ihlal edildiği; masumiyet karinesinden yararlanmada diğer bireyler ile arasında ayrımcılık yapıldığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek işin esası incelendi, gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b)Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 07/12/2020 tarih ve E:2017/5782, K:2020/5609 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4.Kesin olarak, 06/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir