Danıştay 10. Daire, Esas No: 2019/9354, Karar No: 2021/6563

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/9354 E. , 2021/6563 K.
“İçtihat Metni”

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/9354
Karar No : 2021/6563

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından verilen izinle Türkiye- Irak arasında ham petrol sevkiyatı gerçekleştiren bir şirket bünyesinde şoför olarak çalışan davacı tarafından, güvenlik soruşturmasının olumsuz olması nedeniyle tesis edilen akaryakıt sevkiyatından yasaklık işleminin kaldırılması talebinin reddine yönelik işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, … İdare Mahkemesince; Dairemizin 20/10/2016 tarih ve E:2016/2995, K:2016/3790 sayılı bozma kararına uyularak dava konusu işlemin iptali yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacıya izin verilmemesinin en önemli nedeninin sevkiyata konu eşyanın akaryakıt gibi stratejik ve riskli bir ürün olması olduğu, izin verilebilmesi için güvenlik soruşturmasının olumlu olmasının gerektiği, işlemin mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/12/2021 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(X)-KARŞI OY :
Dava konusu işlemin dayanağını teşkil eden 3 Seri No’lu Gümrük Genel Tebliğinin 7. maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan birinci fıkrasında, “Başvuru sahibi firmalar ve taşıyıcı firmalar ile sürücüler hakkında nihai değerlendirme yapılmadan önce, kamu düzeni ve güvenliği yönünden bu Tebliğde düzenlenen işlemleri yapmaya engel değerlendirmelerinin olup olmadığına dair ilgili kurumların görüşü alınır. Ancak sürücülerin adlî sicil belgelerinde herhangi bir arşiv kaydı bulunmaması şartıyla ilgili kurumların cevabî görüşü beklenmeksizin sürücülerle ilgili gerekli işlemler yapılır.”; üçüncü fıkrasında ise, “Bu Tebliğde düzenlenen işlemleri yapmaya engel bir hallerinin olup olmadığı hususunda sözleşme sahibi firmalar ve taşımacı firmalar ile sürücüler hakkında elde edilen veriler ile Bakanlıkta mevcut bulunan veriler tetkik edilerek nihai değerlendirme yapılır.” hükümleri yer almaktadır.
Anılan hükümlerle ham petrol, benzin, motorin ve jet yakıtı gibi stratejik önem ve risk arz eden akaryakıt ürünlerinin karayolu ile transit sevkiyatında gerek firmalar gerekse istihdam edilen sürücüler bakımından özel bir düzenleme öngörülerek, sadece somut delillere dayalı adlî sicil kayıtlarıyla yetinilmemiş “kamu düzeni ve güvenliği yönünden ilgili kurumların değerlendirmeleri” de nihai değerlendirmeye esas alınmıştır.
Söz konusu hükümler doğrultusunda, davalı idare tarafından yapılan nihaî değerlendirme sonucunda, her ne kadar davacı hakkında verilmiş bir mahkumiyet kararı bulunmasa da stratejik ve özel öneme sahip, risk taşıyan akaryakıt ürünlerinin karayolu ile transit taşınmasında sürücü olarak istihdam edilmesinin kamu düzeni ve kamu güvenliği yönünden sakıncalı olabileceğine yönelik ilgili kurum görüşü de göz önüne alınarak, mevzuatın verdiği takdir yetkisi kullanılmak suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından işlemin iptali yönünde verilen İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir