Danıştay 7. Daire, Esas No: 2016/492, Karar No: 2021/1436

Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2016/492 E. , 2021/1436 K.

    “İçtihat Metni”

    T.C.
    D A N I Ş T A Y
    YEDİNCİ DAİRE
    Esas No : 2016/492
    Karar No : 2021/1436

    TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı Adına … Müdürlüğü
    VEKİLİ : Av. …
    KARŞI TARAF (DAVACI) : …
    VEKİLİ : Av. …

    İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

    YARGILAMA SÜRECİ :
    Dava konusu istem: … Dış Ticaret Anonim Şirketi adına tescilli … tarih ve … sayılı beyanname ile, … tarih ve … sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında ithal edilen eşyaya isabet eden ve ithalatçı firmadan tahsil edilemeyen gümrük ve katma değer vergileri ve bu vergiler üzerinden hesaplanan para cezaları ile kaynak kullanımını destekleme fonu payı ve bu fon payı üzerinden hesaplanan cezai faizin, kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve …, …, … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
    İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Olayda, asıl borçlu … Dış Ticaret Anonim Şirketinden tahsil edilemeyen dava konusu ödeme emirlerinin içeriği amme alacaklarının tahsili amacıyla daha önce de davacı adına ödeme emirlerinin düzenlendiği, bu ödeme emirlerinin … Vergi Mahkemesince “para cezasına ilişkin karar ile şirket adına düzenlenen ödeme emirleri usulüne uygun tebliğ edilmediğinden, ortada kesinleşmiş bir amme alacağından bahsedilemeyeceği” gerekçesiyle iptal edildiği ve bu kararların onanarak kesinleştiği, idarece anılan iptal kararlarında belirtilen tebligata ilişkin usulsüzlükler giderilmeden, yönetim kurulu üyesi davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.

    TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : … Vergi Mahkemesi tarafından verilen iptal kararları üzerine asıl borçlu … Dış Ticaret Anonim Şirketi adına düzenlenen ödeme emirlerinin 07/05/2010 tarihli … gazetesinde ilanen tebliğ edildiği, anılan şirket adına haciz varakası düzenlenmesine rağmen amme alacağının tahsil edilememesi üzerine davacı adına yönetim kurulu üyesi sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

    KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

    DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan mahkeme kararının, gümrük ve katma değer vergisi para cezalarının yönetim kurulu üyesi olan davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptaline ilişkin hüküm fıkrasının onanması; gümrük ve katma değer vergileri ile kaynak kullanımını destekleme fonu payı ve bu fon payı üzerinden hesaplanan cezai faizin yönetim kurulu üyesi olan davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … ve … sayılı ödeme emirlerinin iptaline ilişkin hüküm fıkralarının ise, temyiz dilekçesi ekinde sunulan 07/05/2010 tarihli … gazetesinde asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin ilanen tebliği yoluna gidildiği anlaşılmış olduğundan, söz konusu tebligat üzerine oluşan maddi ve hukuki duruma göre yeniden karar verilmek üzere bozulması gerektiği düşünülmektedir.

    TÜRK MİLLETİ ADINA
    Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

    İNCELEME VE GEREKÇE:
    İLGİLİ MEVZUAT:
    213 sayılı Vergi Usul Kanununun 93. maddesinde; tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazıların, adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmühaberli taahhütlü olarak; adresleri bilinmeyenlere ilan yoluyla tebliğ edileceği, “Tebliğ Evrakının Teslimi” başlıklı 102. maddesinde, muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde posta memurunun durumu zarf üzerine yazacağı ve mektubun posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri gönderileceği, muhatabın geçici olarak başka bir yere gittiği, bilinen adresinde bulunanlar veya komşuları tarafından bildirildiği takdirde keyfiyet ve beyanda bulunanın kimliğinin tebliğ alındısına yazılarak altının beyanı yapana imzalattırılacağı, imzadan imtina ederse tebliği yapanın bu ciheti şerh ve imza ederek tebliğ edilemeyen evrakın çıkaran mercie iade olunacağı, bunun üzerine tebliği çıkaran mercii tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğe çıkarılacağı, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeple tebliğ edilemeyerek iade olunursa tebliğin ilan yoluyla yapılacağı ve anılan maddenin son fıkrasında, madde de belirtilen işlemlerin komşularından bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyeti taahhüt ilmuhaberine yazılarak tarih ve imza vaz’edilmek ve hazır bulunanlara da imzalattırmak suretiyle tespit olunacağı, 103. maddesinde, muhatabın adresinin hiç bilinmemesi, bilinen adresin yanlış veya değişmiş olması ve bu yüzden mektubun geri gelmesi yahut başkaca sebeplerden dolayı tebliğ yapılmasına imkan bulunmaması hallerinde tebliğin ilan yoluyla yapılacağı hükme bağlanmış ve 104. maddesinde ilanen tebliğ şartları sayılmıştır.

    HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
    Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan mahkeme kararının, gümrük ve katma değer vergisi para cezalarının yönetim kurulu üyesi olan davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptaline ilişkin hüküm fıkrası, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Mahkeme kararının, gümrük ve katma değer vergileri ile kaynak kullanımını destekleme fonu payı ve bu fon payı üzerinden hesaplanan cezai faizin yönetim kurulu üyesi olan davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … ve … sayılı ödeme emirlerinin iptaline ilişkin hüküm fıkralarına gelince;
    Her ne kadar Mahkemece, yargı kararlarıyla, şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin Resmi Gazete’de ilan edilmesi sebebiyle, tebliğin usulüne uygun gerçekleşmediğinden bahisle iptalinden sonra tebligata ilişkin usulsüzlüklerin giderilmesi suretiyle kamu alacağının kesinleşmesi sağlanmadan yönetim kurulu üyesi olan davacının takip edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmişse de, davalı idare tarafından temyiz dilekçesi ekinde dosyaya sunulan 07/05/2010 tarihli … gazetesine göre, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin ilanen tebliği yoluna gidildiği anlaşıldığından, söz konusu tebligatın aynı Kanun’un 104. maddesinde düzenlenen şekil koşullarına uygun biçimde gerçekleşip gerçekleşmediği ve sözü edilen borçla ilgili olarak şirket tüzel kişiliğiyle ilgili takip yollarının usulüne uygun şekilde tüketilip tüketilmediği hususlarında yapılacak inceleme sonucuna göre yeniden karar verilmek üzere temyize konu kararın … tarih ve … ve … sayılı ödeme emirlerinin iptaline ilişkin hüküm fıkralarının bozulması gerekmektedir.

    KARAR SONUCU:
    Açıklanan nedenlerle;
    1. Temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen de kabulüne,
    2. … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, gümrük ve katma değer vergisi para cezalarının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptaline ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
    3. Kararın, gümrük ve katma değer vergileri ile kaynak kullanımını destekleme fonu payı ve bu fon payı üzerinden hesaplanan cezai faizin tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … ile … sayılı ödeme emirlerinin iptaline ilişkin hüküm fıkralarının ise BOZULMASINA,
    4. Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar vermek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
    5. 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine,
    6. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 08/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir