Yargıtay’dan ‘Uzlaşma Teklifi Avukata Yapılabilir’ kararı

Yargıtay 18. Ceza Dairesi’nce verilen bir kararla, uzlaşma teklifinin avukatlara yapılabileceğine hükmedildi.

Bilindiği üzere mevcut yönetmelik hükümleri doğrultusunda uzlaşma teklifi doğrudan tarafların kendisine yapılmakta idi. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen bir soruşturmada avukata yapılan uzlaşma teklifi sonrasında iddianame düzenlenerek Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesi’ne kamu davası açılmış ancak uzlaşma teklifinin avukata yapılması sebebiyle mahkemece iddianamenin iadesi kararı verilmişti. Bu karar sonrasında, Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı mahkemece verilen iddianamenin iadesi kararına yaptığı itiraz üzerine Yalova Ağır Ceza Mahkemesi’nce bahse konu iddianamenin iadesi kararı kaldırılmıştı. Sonrasında bu kararın kanun yararına bozma istemiyle Adalet Bakanlığı’nca Yargıtay 18. Ceza Dairesi’ne gelmesi üzerine verilen kararla; kişinin uzlaştırma hususundaki beyanının kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olduğu, hak sahibinin açık beyanı ya da açıkça (varlığı halinde) vekaletnamede bu hususta vereceği yetki ile vekilin kullanabileceği ve inceleme konusu somut olayda, uzlaştırma bürosu tarafından müşteki vekiline uzlaşma teklifi yapıldığı ve dosyadaki vekaletnamede müşteki tarafından vekiline uzlaştırma hususunda yetki verdiği anlaşıldığından bu nedenle yapılan uzlaştırma teklifinin geçerli olduğuna hükmedildi.

ÖZEL HABER // ADALET.GEN.TR

KARAR:

18. Ceza Dairesi         2018/3188 E.  ,  2019/1323 K.

“İçtihat Metni”

KARAR

Hakaret suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Yalova Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 20/12/2017 tarihli ve 2016/8786 soruşturma, 2017/3096 esas, 2017/2562 sayılı iddianamenin iadesine dair Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/12/2017 tarihli ve 2017/665 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile iddianamenin iadesi kararının kaldırılmasına ilişkin Yalova Ağır Ceza Mahkemesinin 03/01/2018 tarihli ve 2018/58 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığınca yasa yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27/03/2018 gün ve 25214 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında; “Mahkemesince uzlaştırma teklifinin ancak mağdur ya da suçtan zarar görene yapılabileceği vekile yapılamayacağından bahisle, iddianamenin iadesi kararı verilmesi üzerine, Yalova Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itiraz üzerine mercii Yalova Ağır Ceza Mahkemesince itirazın kabulü ile iddianamenin iadesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ise de;
Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 04/04/2007 tarihli ve 2007/777 esas, 2007/4908 karar sayılı ilâmında, “…Sanığın üzerine atılı televizyon yoluyla sövme suçu nedeniyle, uzlaşma işlemlerinin; 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. madde-fıkralarında öngörülen yöntem izlenmek suretiyle yerine getirilmesinin zorunluluğu karşısında, değişiklikten önceki düzenlemeye de aykırı biçimde, teklifin sanık müdafii ile katılan vekiline yöneltilmesi suretiyle eksik ve usulüne uygun olmayan işleme dayalı olarak hüküm kurulması,..” şeklinde belirtildiği,
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253/4. maddesinde yer alan “Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tabi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması halinde dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir, büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur, şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır, uzlaştırmacı uzlaştırma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde teklifi reddetmiş sayılır” ,
Ceza Muhakemesi Kanununa Göre Uzlaştırmanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğinin 29/1. maddesindeki “Uzlaştırmacı, şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur, şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görenin reşit olmaması ya da kısıtlı olması hali ile mağdur veya suçtan zarar görenin ayırt etme gücü bulunmaması durumunda uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır” aynı Yönetmeliğin 31/1. maddesinde de “uzlaşma müzakerelerine şüpheli, sanık, katılan, mağdur, suçtan zarar gören, kanunî temsilci, müdafii ve vekil katılabilir. Şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görenin kendisi veya kanunî temsilcisi, müdafii ya da vekilinin haklı bir mazereti olmaksızın müzakelere katılmaktan imtina etmesi halinde ilgili taraf uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır” şeklinde düzenlemeler karşısında uzlaştırma teklifinin şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görene bizzat yapılması gerektiği, bu nedenle onların vekil ya da müdafiine yapılamayacağı, somut olayda mağdur vekiline yapılan uzlaştırma teklifinin geçerli olmadığı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 174/1. maddesinde; “Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle;
a) 170. maddeye aykırı olarak düzenlenen,
b) Suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut delil toplanmadan düzenlenen,
c) Önödemeye veya uzlaşmaya tabi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde önödeme veya uzlaşma usulü uygulanmaksızın düzenlenen iddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir.”
Aynı kanunun 253/4. maddesinde; “Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır.” hükümleri yer almaktadır.
Kişinin uzlaştırma hususundaki beyanı kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olup, hak sahibinin açık beyanı ya da açıkça (varlığı halinde) vekaletnamede bu hususta vereceği yetki ile vekili kullanabilecektir. İnceleme konusu somut olayda, uzlaştırma bürosu tarafından müşteki vekiline uzlaşma teklifi yapılmıştır. 26/10/2016 tarihli vekaletnamede müşteki tarafından vekiline uzlaştırma hususunda yetki verdiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle yapılan uzlaştırma teklifi geçerli olup iddianamenin iadesi gerekçesi yerinde olmadığından mercii tarafından itirazın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, CMK’nın 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEĞİNİN REDDİNE, dosyanın Yüksek Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 15/01/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir