Danıştay 10. Daire, Esas No: 2016/775, Karar No: 2021/6112

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2016/775 E. , 2021/6112 K.
“İçtihat Metni”

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2016/775
Karar No : 2021/6112

DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALILAR : 1-… Bakanlığı
VEKİLİ : …
2- … Valiliği

DAVANIN_KONUSU : Davacının, 17/08/2015 tarihinde aradığı 112 acil servisi tarafından hakkında tutulan kayıtların ve evrakın kendisine verilmesi istemli başvurusunun reddine dair Afyonkarahisar Valiliğinin … tarih ve … sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan 16/05/2014 tarih ve 29002 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 112 Acil Çağrı Merkezleri Kuruluş, Görev ve Çalışma Yönetmeliğinin 22. maddesinin 3. fıkrasının iptali istenilmektedir.

DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, evinin bahçesinde kenevir ekildiği ihbarı üzerine jandarma tarafından ev ve bahçesinde arama yapıldığı, Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldığı, arama işleminin başlangıç saati ve dolayısıyla bu arama sırasında toplanan delillerin hukuka aykırı olup olmadığı konusunda çelişki olduğu, arama bittikten sonra rahatsızlandığı ve 112 Acil Çağrı Merkezini arayarak sağlık yardımı talebinde bulunduğu, gelen ambulans görevlilerince müdahale yapıldığı, bu nedenle arama ve müdahale saatinin tespitinin önem arz ettiği, bu hususun ispat edilebilmesi bakımından avukatı aracılığıyla 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürlüğüne 08/02/2016 tarihli dilekçe ile başvurduğu, ihbarın saat kaçta ve hangi telefon numarasından yapıldığının, ambulansın saat kaçta ulaştığının ve hangi teşhis ve tedavinin uygulandığının Avukatlık Kanunu ve Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında talep edildiği, dava konusu işlemle talebin reddedildiği, işlemin ve dayanağı Yönetmelik maddesinin Avukatlık Kanunu’na, Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’na ve Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

DAVALILARIN_SAVUNMALARI : Yönetmelik hükmü gereği kayıtların adli soruşturmaya konu olması nedeniyle verilemediği, … Ağır Ceza Mahkemesinin talebi üzerine kayıtların Mahkemeye gönderildiği ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu bireysel işlemin iptaline, düzenleyici işlem yönünden ise davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; davacının 17.8.2015 tarihinde aradığı Acil 112 servisi hakkında tutulan kayıtların ve evrakın kendisine verilmesi isteminin dair Afyonkarahisar Valiliğinin … tarihli ve … sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan 112 Acil Çağrı Merkezi Kuruluş, Görev ve Çalışma Yönetmeliğinin 22. maddesinin 3. fıkrasının iptali istemiyle açılmıştır.
3152 sayılı İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 28. maddesinin 4. fıkrasında, “Tüm acil çağrıları karşılamak, sevk ve koordinasyonu sağlamak üzere büyükşehir belediyesi bulunan illerde yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı bünyesinde, diğer illerde ise valilikler bünyesinde 112 Acil Çağrı merkezleri kurulur. Acil çağrı hizmeti veren kurumların çağrı hizmetini yürütmekle görevli personeli buralarda görevlendirilir. Yeterli personel bulunmaması hâlinde valilik kadro, yer ve unvanlarına bakmaksızın uzman, sözleşmeli personel ve memurları bu merkezlerde görevlendirebilir. Bu merkezlerin iş ve işlemleri Sağlık Bakanlığının uygun görüşü alınarak İçişleri Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” hükmüne dayalı çıkarılan 112 Acil Çağrı Merkezi Kuruluş, Görev ve Çalışma Yönetmeliğinin “Veri paylaşımı ve güvenliği” başlıklı 22. maddesinde, “(1) Çağrı merkezlerinde bulunan her türlü kişisel bilgi veya belgenin gizliliği esastır. Çağrı merkezi görevlileri görevleri nedeniyle elde ettikleri bu bilgi veya belgeleri, çağrı merkezi işlemleri dışında ilgili kişinin izni olmadan veya kanunlarla yetkilendirilen ve görevlendirilen merciler ile görevleri ile ilgili olarak muttali olanlar dışında hiçbir kişi ya da kurumla paylaşamazlar. (2) Çağrı merkezinde hizmet veren kurumların kendi alanlarına ilişkin istatistiki verilere esas ses ve veri kayıtları hizmet gerekleri, hizmetin kalite ve etkinliğini artırmak, personelin performans değerlendirmesini yapabilmek üzere elektronik ortamda ilgili kurumlarla paylaşılabilir. Kişisel verilerin ve özel hayatın gizliliği dikkate alınarak, verilerin güvenliği ilgili birimlerce sağlanır.” hükmüne, dava konusu edilen 3. fıkrada, “Çağrı merkezine yapılan aramalara ilişkin yazılı ve sesli kayıtlar, vaka adli soruşturmaya konu olduğunda, Cumhuriyet Başsavcılığı veya yetkili mahkemesince istenilmesi halinde ve idari soruşturmalarda görevli müfettişlere veya muhakkiklere verilir. Diğer soruşturmalarda soruşturmayı açan kurumun en üst amirinin yazılı talebi üzerine verilebilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu düzenlemede kamu yararı hizmet gereklerine ve hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 2. maddesinin son fıkrasında, “Yargı organları, emniyet makamları, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüsleri, özel ve kamuya ait bankalar, noterler, sigorta şirketleri ve vakıflar avukatlara görevlerinin yerine getirilmesinde yardımcı olmak zorundadır. Kanunlarındaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu kurumlar avukatın gerek duyduğu bilgi ve belgeleri incelemesine sunmakla yükümlüdür. Bu belgelerden örnek alınması vekaletname ibrazına bağlıdır. Derdest davalarda müzekkereler duruşma günü beklenmeksizin mahkemeden alınabilir.” hükmü yer almaktadır.
Anayasanın, “Hak Arama Hürriyeti” başlıklı 36. maddesinde, ”Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” hükmüne yer vermiştir.
Öte yandan, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin Adil Yargılanma Hakkı başlıklı 6. maddesinde, ”Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir.” ifadesine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının evinin bahçesinde kenevir ekildiği ihbarı üzerine jandarma tarafından ev ve bahçede arama yapıldığı, davacının bu esnada rahatsızlandığı ve 112 Acil Çağrı Merkezi aranarak sağlık yardımı talebinde bulunulduğu, gelen ambulans görevlilerince müdahale yapıldığı, davacının evinde yapılan aramanın saatinin ve elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğunu değerlendiren davacının avukatı tarafından bu hususun ispat edilebilmesi bakımından 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürlüğüne 8.2.2016 tarihli dilekçe ile, müvekkiline yapılan müdaheleye dair ihbarın saat kaçta ve hangi telefon numarasından yapıldığının, ambulansın saat kaçta müvekkilin yanına ulaştığının ve hangi teşhis ve tedavinin uygulandığının Avukatlık Kanunu ve Bilgi Edinme Kanunu kapsamında talep edildiği, Afyonkarahisar Valiliğinin … tarihli ve … sayılı işlemi ile 112 Acil Çağrı Merkezi Kuruluş, Görev ve Çalışma Yönetmeliğinin 22. maddesinin 3. fıkrasına atıf yapılarak talebin reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı, daha sonra … Ağır Ceza Mahkemesi tarafından sözkonusu bilgilerin alındığı anlaşılmaktadır.
Esasen; dava konusu Yönetmelik hükümlerinin, Kişisel verilerin ve özel hayatın gizliliğinin korunması amacına yönelik olduğu, bunun da ” ilgili kişinin izni olmadan” kaydı düşülerek Yönetmelik içinde belirtildiği, ilgili kişinin kendi lehine olarak istediği bilgilerin verilmesinde herhangi kısıtlamanın olmadığı açıktır.
Olayda, davacının avukatı tarafından talep edilen bilgilerin ceza yargılaması kapsamında savunma hakkına ilişkin olarak müvekkili lehine delil toplama maksadıyla talep edildiği görülmektedir.
Bu durumda, Yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmanın yapılabilmesi ve bu anlamda adil yargılama hakkının gerçekleştirilebilmesi açısından talep edilen bilgilerin verilmemesi işleminde, anılan Yönetmeliğe ve hukuka uygunluk görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın Yönetmeliğin iptali isteminin reddine ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacının evinin bahçesinde kenevir ekildiği ihbarı üzerine jandarma tarafından ev ve bahçesinde arama yapıldığı esnada davacı rahatsızlanmış ve 112 Acil Çağrı Merkezi aranarak sağlık yardımı talebinde bulunulmuştur.
Davacının evinde yapılan aramanın saatinin ve dolayısıyla bu aramda elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğunu değerlendiren davacının avukatı tarafından, bu hususun ispat edilebilmesi bakımından 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürlüğüne 08/02/2016 tarihli dilekçe ile başvurularak davacıya yapılan müdahaleye dair ihbarın saat kaçta ve hangi telefon numarasından yapıldığının, ambulansın saat kaçta davacının yanına ulaştığının ve hangi teşhis ve tedavinin uygulandığının bildirilmesi Avukatlık Kanunu ve Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında talep edilmiştir.
Afyonkarahisar Valiliğinin … tarih ve … sayılı işlemi ile 112 Acil Çağrı Merkezleri Kuruluş, Görev ve Çalışma Yönetmeliğinin 22. maddesinin 3. fıkrası dayanak gösterilerek başvuru reddedilmiştir.
Bunun üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
Dava konusu işlem tarihi itibariyle yürürlükte olan haliyle 3152 sayılı İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 28. maddesinin 4. fıkrasında, “Tüm acil çağrıları karşılamak, sevk ve koordinasyonu sağlamak üzere büyükşehir belediyesi bulunan illerde yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı bünyesinde, diğer illerde ise valilikler bünyesinde 112 Acil Çağrı merkezleri kurulur. Acil çağrı hizmeti veren kurumların çağrı hizmetini yürütmekle görevli personeli buralarda görevlendirilir. Yeterli personel bulunmaması hâlinde valilik kadro, yer ve unvanlarına bakmaksızın uzman, sözleşmeli personel ve memurları bu merkezlerde görevlendirebilir. Bu merkezlerin iş ve işlemleri Sağlık Bakanlığının uygun görüşü alınarak İçişleri Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” hükmüne; 33. maddesinde ise, “Bakanlık, kanunla yerine getirmekle yükümlü oldukları hizmetleri; tüzük, yönetmelik, tebliğ, genelge ve diğer idari metinlerle düzenlemekle görevli ve yetkilidir.” kuralına yer verilmiştir.
5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan haliyle 9. maddesinde, valinin, ilde Devletin ve Hükümetin temsilcisi ve siyasi yürütme vasıtası olduğu, ilin her yönden genel idare ve genel gidişini düzenlemek ve denetlemekten sorumlu olduğu, bu kapsamda kanun, tüzük, yönetmelik ve Hükümet kararlarının verdiği yetkiler ile yüklediği ödevleri ifa ile yükümlü bulunduğu hükme bağlanmıştır.
Aktarılan hükümlere istinaden çıkarılan 112 Acil Çağrı Merkezleri Kuruluş, Görev ve Çalışma Yönetmeliğinin “Veri paylaşımı ve güvenliği” başlıklı 22. maddesinde, “(1) Çağrı merkezlerinde bulunan her türlü kişisel bilgi veya belgenin gizliliği esastır. Çağrı merkezi görevlileri görevleri nedeniyle elde ettikleri bu bilgi veya belgeleri, çağrı merkezi işlemleri dışında ilgili kişinin izni olmadan veya kanunlarla yetkilendirilen ve görevlendirilen merciler ile görevleri ile ilgili olarak muttali olanlar dışında hiçbir kişi ya da kurumla paylaşamazlar. (2) Çağrı merkezinde hizmet veren kurumların kendi alanlarına ilişkin istatistiki verilere esas ses ve veri kayıtları hizmet gerekleri, hizmetin kalite ve etkinliğini artırmak, personelin performans değerlendirmesini yapabilmek üzere elektronik ortamda ilgili kurumlarla paylaşılabilir. Kişisel verilerin ve özel hayatın gizliliği dikkate alınarak, verilerin güvenliği ilgili birimlerce sağlanır.” düzenlemesine; maddenin dava konusu edilen 3. fıkrasında ise, “Çağrı merkezine yapılan aramalara ilişkin yazılı ve sesli kayıtlar, vaka adli soruşturmaya konu olduğunda, Cumhuriyet Başsavcılığı veya yetkili mahkemesince istenilmesi halinde ve idari soruşturmalarda görevli müfettişlere veya muhakkiklere verilir. Diğer soruşturmalarda soruşturmayı açan kurumun en üst amirinin yazılı talebi üzerine verilebilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 2. maddesinin son fıkrasında, “Yargı organları, emniyet makamları, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüsleri, özel ve kamuya ait bankalar, noterler, sigorta şirketleri ve vakıflar avukatlara görevlerinin yerine getirilmesinde yardımcı olmak zorundadır. Kanunlarındaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu kurumlar avukatın gerek duyduğu bilgi ve belgeleri incelemesine sunmakla yükümlüdür. Bu belgelerden örnek alınması vekaletname ibrazına bağlıdır. Derdest davalarda müzekkereler duruşma günü beklenmeksizin mahkemeden alınabilir.” hükmü yer almaktadır.
Anayasanın “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20. maddesinde, “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. (Mülga üçüncü cümle: 3/10/2001-4709/5 md.)
(Değişik fıkra: 3/10/2001-4709/5 md.) Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak, usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin üstü, özel kâğıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, el koyma kendiliğinden kalkar.
(Ek fıkra: 7/5/2010-5982/2 md.) Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.” hükmüne; “Hak Arama Hürriyeti” başlıklı 36. maddesinde, ”Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” hükmüne yer vermiştir.
Öte yandan, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin Adil Yargılanma Hakkı başlıklı 6. maddesinde, ”Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir.” ifadesine yer verilmiştir.
112 Acil Çağrı Merkezleri Kuruluş, Görev ve Çalışma Yönetmeliğinin 22. Maddesinin 3. Fıkrasının İncelenmesi :
Yönetmeliğin “Veri paylaşımı ve güvenliği” başlıklı 22. maddesinde, çağrı merkezlerinde bulunan her türlü kişisel bilgi veya belgenin gizliliğinin esas olduğu, çağrı merkezi görevlilerinin görevleri nedeniyle elde ettikleri bu bilgi veya belgeleri, çağrı merkezi işlemleri dışında ilgili kişinin izni olmadan veya kanunlarla yetkilendirilen ve görevlendirilen merciler ile görevleri ile ilgili olarak muttali olanlar dışında hiçbir kişi ya da kurumla paylaşamayacakları düzenlenmiştir.
Yönetmeliğin 22. maddesinin dava konusu 3. fıkrasında da, çağrı merkezine yapılan aramalara ilişkin yazılı ve sesli kayıtların, vaka adli soruşturmaya konu olduğunda, Cumhuriyet Başsavcılığı veya yetkili mahkemesince istenilmesi halinde ve idari soruşturmalarda görevli müfettişlere veya muhakkiklere verileceği, diğer soruşturmalarda soruşturmayı açan kurumun en üst amirinin yazılı talebi üzerine verilebileceği düzenlenmiştir.
Dolayısıyla Yönetmeliğin 22. maddesinde, kişisel verilerin ve özel hayatın gizliliğinin korunması amacına yönelik düzenlemeler getirildiği, bu kapsamda çağrı merkezleri tarafından edinilen bilgi ve belgelerin paylaşılabileceği koşul ve haller arasında “ilgili kişinin izninin” ve dolayısıyla talebinin de sayılış olduğu; dava konusu 3. fıkrasında ise, acil vakanın adli soruşturmaya konu olması halinde Cumhuriyet Başsavcılığı veya yetkili mahkemesince istenilmesi halinde yazılı ve sesli kayıtların verileceğinin düzenlendiği görülmekte olup, bu haliyle, soruşturma ile maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve bu suretle kamu düzeninin sağlanması ile başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla söz konusu bilgilerin soruşturma ve/veya kovuşturma makamlarıyla paylaşılmasını öngören dava konusu düzenlemede, özel hayatın gizliliği hakkına aykırılık bulunmadığı gibi, hakkında bilgi ve belge düzenlenen kişiye bu bilgi ve belgelerin verilmesini engelleyen, dolayısıyla bilgi edinme ve adil yargılanma haklarına ilişkin hükümler sevk eden yukarıda aktarılan Anayasa ve kanunlara da aykırılık görülmemiştir.
Afyonkarahisar Valiliğinin … tarih ve … sayılı işleminin incelenmesi :
Uyuşmazlıkta, davacının vekili tarafından talep edilen bilgilerin ceza yargılaması kapsamında savunma hakkına ilişkin olarak davacı lehine delil toplama maksadıyla talep edildiği görülmektedir.
Dava konusu işlemde Yönetmeliğin 22. maddesinin 3. fıkrası gerekçe gösterilerek talep reddedilmiş ise de; Yönetmeliğin 22. maddesinin 1. fıkrasında “ilgili kişinin izni olmadan” ibaresi yer almakta olup, ilgili kişinin kendisiyle ilgili olarak istediği bilgilerin verilmesinde herhangi bir kısıtlamanın olmadığı, davacı başvurusunun da kendi arama kaydına ilişkin olduğu ve bir hakkın kullanılmasına ilişkin olarak istenildiği görüldüğünden başvuruya konu bilgi ve belgelerin verilmesine Yönetmeliğin 22. maddesinin 3. fıkrasının engel olmayacağı açıktır.
Bu nedenle, dava konusu işlemde gerek Yönetmeliğe aykırı olması, gerekse yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmanın yapılabilmesini ve bu anlamda adil yargılanma hakkının gerçekleştirilebilmesini engellemesi nedeniyle hukuka uygunluk görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1..Afyonkarahisar Valiliğinin … tarih ve … sayılı işleminin İPTALİNE,
2. 112 Acil Çağrı Merkezleri Kuruluş, Görev ve Çalışma Yönetmeliğinin 22. maddesinin 3. fıkrası yönünden DAVANIN REDDİNE,
3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin 1/2’si olan … TL’nin davacı üzerinde bırakılmasına, 1/2’si olan … TL’nin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı İçişleri Bakanlığına verilmesine, … TL vekâlet ücretinin de davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 09/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir