Danıştay 10. Daire, Esas No: 2019/965, Karar No: 2021/6126

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/965 E. , 2021/6126 K.
“İçtihat Metni”

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/965
Karar No : 2021/6126

DAVACI : … Gemi Makinaları İşletme Mühendisleri Odası
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …

DAVALI : … Bakanlığı / …
VEKİLLERİ :Av. …
Av. …

DAVANIN KONUSU : 31/12/2018 tarih ve 30642 (4. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Yönetmeliğinin 1. maddesinin, 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendindeki “hizmet sahası” tanımının, 5., 6., 7., 8., 11., 13., 14., 17., 19., 20. maddeleri ile 22. maddesinin 6. fıkrasının ve yasayla düzenlenmesi gereken hususların Yönetmelikle düzenlenmiş olması nedeniyle de Yönetmeliğin tamamının iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, Yönetmeliğin idarenin faaliyetlerinin belirli olması ilkesine aykırı olduğu, Türk Boğazlarında Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünün yetkisinin kaldırıldığı, 6. maddede yer alan ifadelerin haksız rekabete sebebiyet verdiği, belirsiz olduğu, kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerinin yabancı sermayeye açıldığı, liman sahalarının kamu yararına aykırı olarak (A), (B) ve (C) şeklinde bölgelere ayrıldığı, hizmet sahaları için farklı izin süresi verilmesinin eşitlik ilkesine, Yönetmeliğin ise kamu yararına ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

DAVALININ_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından; usul yönünden, davanın süresinde olmadığı, davacının dava açma ehliyeti bulunmadığı, esas yönünden ise, ilgili Kanun ve Kararnamelerle idarelerine düzenleme yapma yetkisinin verildiği, tekel oluşmasından sakınıldığı, dünyada da kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerinin ayrı ayrı olduğu, daha önce de kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerinin ayrı yürütüldüğü limanların bulunduğu, Yönetmelik değişikliği ile Türk Boğazlarında verilen kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerinin Yönetmelik kapsamı dışında tutulduğu, idari müeyyide öngörme yetkisinin Bakanlıklarına verildiği ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : 1/12/2018 tarih ve 30642 (4. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Yönetmeliğinin 1. maddesinin, 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendindeki “hizmet sahası” tanımının, 5., 6., 7., 8., 11., 13., 14., 17., 19., 20. maddeleri ile 22. maddesinin 6. fıkrasının ve yasayla düzenlenmesi gereken hususların Yönetmelikle düzenlenmiş olması nedeniyle de Yönetmeliğin tamamının iptali istenilmektedir.
08/01/2020 tarihli, 31002 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 23. maddesi ile dava konusu Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır.
Bu durumda, davaya konu Yönetmeliğin yürürlükten kaldırılması ve yerine yürürlüğe konulan Yönetmeliğin iptali istemiyle açılmış davaların da bulunması karşısında, görülmekte olan dava konusuz kalmıştır.
Açıklanan nedenlerle karar verilmesine yer olmadığı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 09/12/2021 tarihinde, davacı vekili Av. …’ın ve davalı idare vekilleri Av. …’ın, Av. …’ın geldikleri, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraf vekillerine usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraf vekillerine son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :

Davalı idare tarafından, dava konusu Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Yönetmeliği 31/12/2018 tarih ve 30642 (4. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Davacı tarafından anılan Yönetmeliğin yukarıda istem özetinde belirtilen maddelerinin ve sonuçta tamamının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Dairemizce, davacının yürütmenin durdurulması istemli açtığı işbu davada 24/10/2019 tarihli karar ile Yönetmeliğin 17. maddesinin 11. fıkrasının yürütmesinin durdurulmasına, 6. maddesinin 7. fıkrası yönünden yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer kısımlar yönünden ise yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verilmiştir.
Dairemizin söz konusu kararından sonra, 31/12/2018 tarih ve 30642 (4. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Yönetmeliği, bütün değişiklikleriyle birlikte, 08/01/2020 tarih ve 31002 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 23. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Bunun üzerine, Dairemizin verdiği karara karşı taraflarca yapılan itirazı inceleyen İdari Dava Daireleri Kurulu, 02/06/2020 tarih ve YD İtiraz No: 2020/132 sayılı kararı ile başka bir davada, 11/11/2019 tarih ve YD İtiraz No: 2019/929 sayılı karar ile Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Yönetmeliğinin yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği ve Yönetmeliğin de yürürlükten kaldırıldığı gerekçesiyle itirazların reddine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
USUL YÖNÜNDEN :
Davalı idare tarafından davanın süresinde açılmadığı ve davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı ileri sürülmüştür.
Uyuşmazlık konusu olayda, davanın süresinde açıldığı ve davacının dava açma ehliyetinin bulunduğu sonucuna varılmıştır.

ESAS YÖNÜNDEN :
Dava konusu 31/12/2018 tarih ve 30642 (4. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Yönetmeliği 08/01/2020 tarih ve 31002 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 23. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Öte yandan, 08/01/2020 tarih ve 31002 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin, davalı idare tarafından, başka bir davada, İdari Dava Daireleri Kurulunca, 31/12/2018 tarih ve 30642 (4. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Yönetmeliği hakkında verilen 11/11/2019 tarih ve YD İtiraz No: 2019/929 sayılı yürütmenin durdurulmasına dair karar tebliğ alınmadan önce, idarece tespit edilen uygulamaya yönelik ihtiyaca binaen, resen hazırlandığı ve yürürlüğe konulduğu, yargı kararının uygulanmasının söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu düzenlemelerin yürürlükten kaldırılması nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine hukuki olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2..Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen … TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık olmak üzere, 09/12/2021 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(X)- KARŞI OY :
Dava, 31/12/2018 tarih ve 30642 (4. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Yönetmeliğinin 1. maddesinin, 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendindeki “hizmet sahası” tanımının, 5., 6., 7., 8., 11., 13., 14., 17., 19., 20. maddeleri ile 22. maddesinin 6. fıkrasının ve yasayla düzenlenmesi gereken hususların Yönetmelikle düzenlenmiş olması nedeniyle de Yönetmeliğin tamamının iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.
İptal davasının amacı, hukuka aykırı idari işlemin uygulamadan kaldırılması, geçersiz kılınması ve işlemin hukuksal geçerliliğine son verilmesidir. Burada amaç, hukuk düzeninde hukuka aykırı işlemlerin bulunmamasını sağlayarak, hukuk devletinin korunmasıdır. İdare Hukuku ilkelerine göre, iptal kararları, iptali istenilen işlemi, tesis edildiği tarih itibarıyla ortadan kaldırarak, işlemin tesisinden önceki hukuki durumun geri gelmesini sağlar.
Bir yönetmeliğe karşı dava açıldıktan sonra, idarenin yeni yönetmelik çıkarma konusunda yetkisi bulunduğu açık olmakla birlikte, bu durum, idari yargı yerinin yargısal incelemesinde bulunan yönetmelik hakkında, hukuka uygun olup olmadığı yönünden bir değerlendirme yapılıp sonuca varılmasına hukuken engel değildir. Aksi halde, idare bu şekilde yeni yönetmelik yürürlüğe koyarak, mevcut yönetmeliğin yargı denetimine tabi tutulmasından muaf kılınmasına neden olacaktır. Ayrıca, davacılar şeklen değiştirilen her düzenlemeye karşı dava açmak zorunda bırakılarak, hak arama özgürlüğünün kullanılması da zorlaştırılacaktır.
Dosyanın incelenmesinden; davacının yürütmenin durdurulması istemli açtığı işbu davada Dairemizin 24/10/2019 tarihli kararı ile Yönetmeliğin 17. maddesinin 11. fıkrasının yürütmesinin durdurulmasına, 6. maddesinin 7. fıkrası yönünden yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer kısımlar yönünden ise yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verildiği, taraflarca yapılan itiraz üzerine ise İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından 02/06/2020 tarih ve YD İtiraz No: 2020/132 sayılı karar ile dava konusu Yönetmelik hakkında açılan başka bir davada 11/11/2019 tarih ve YD İtiraz No: 2019/929 sayılı kararla Yönetmeliğin yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği ve dava konusu Yönetmeliğin yürürlükten kaldırıldığı gerekçesiyle itirazların reddine karar verilmiştir.
Buna göre, dava konusu 31/12/2018 tarih ve 30642 (4. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Yönetmeliği’nin 08/01/2020 tarih ve 31002 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 23. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı idare tarafından, anılan Yönetmeliğe karşı açılan diğer davada verilen İdari Dava Daireleri Kurulu’nun yürütmenin durdurulması kararının kendilerine 23/03/2020 tarihinde tebliğ edildiği, yeni Yönetmeliğin ise karardan önce çıkarıldığı savunulmakta ise de; İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından kararın 11/11/2019 tarihinde verildiği ve İdari Dava Daireleri Kurulu oturumlarında UYAP sisteminde kararın hemen alındığı ve sisteme girişinin yapıldığı, karar sonucunun da taraflarca görülebildiği dikkate alındığında, davalı idarenin kararın öğrenilmediği iddiası yerinde görülmemiş olup, yeni Yönetmeliğin yargı kararının uygulanması kapsamında çıkarıldığının kabulü gerekmiştir. Ayrıca yeni çıkarılan Yönetmelik hükümlerinin yürürlükten kaldırılan düzenlemelerin tekrarı mahiyetinde olduğu görüldüğünden, bu sebeple de dosyanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, davacı tarafından hukuka aykırı olduğu ileri sürülen düzenlemelerin hukuki irdelemesi yapıldıktan sonra, Dairece işin esası hakkında, “ret” ya da “iptal” hükmü kurulması gerekirken, karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesinde hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerektiği oyu ile karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Daire kararına katılmıyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir