Danıştay 12. Daire, Esas No: 2018/5083, Karar No: 2021/7141
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/5083 E. , 2021/7141 K.
“İçtihat Metni”
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/5083
Karar No : 2021/7141
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … İl Sağlık Müdürlüğünde araştırmacı olarak görev yapmakta iken 15/08/2013 tarihinde isteği üzerine emekliye sevk edilen davacı tarafından, … Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğünde 1475 sayılı İş Kanunu’na tabi olarak daimi işçi kadrosunda çalışmakta iken kurum içi sınav sonucunda 15/12/1997 tarihinde 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca naklen sözleşmeli tekniker pozisyonuna geçmesi nedeniyle, 31/05/1983 -14/12/1997 tarihleri arasındaki sigortalı hizmetleri için emekli ikramiyesi ödenerek, bu sürelerin emekliliğe esas derece, kademe ve ek gösterge hesabında dikkate alınması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin bila tarih ve … sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; (Mülga) 1475 sayılı İş Kanunu’na tabi olarak geçen hizmet sürelerinin, emeklilik derece, kademe ve ek gösterge hesabına dahil edilerek, bu kapsamda oluşan ücret farklarının ödenebilmesi için, iş sözleşmesinin, İş Kanunu hükümlerine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermesi gerektiği, bu durumda, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun uyarınca araştırmacı kadrosuna ataması yapılmadan önce … Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğünde sözleşmeli işçi olarak çalışmakta iken, kurum içi sınavı kazanması neticesinde, isteğiyle aynı kurumda sözleşmeli memur statüsüne geçen davacı açısından, iş sözleşmesinin kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona erme şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Emeklilik işlemleri sırasında kamu işçisi olarak geçirdiği süre dikkate alınmayarak, hem ikramiye, hem de emekli aylığına esas derece ve kademe hesabı bakımından mağdur edildiği, oysa ki, bu süreler için emekli ikramiyesi ödenerek, sigortalı hizmetlerinin tamamının intibakında dikkate alınması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin kabulüyle, davanın reddi yolundaki kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı, 31/05/1983 – 30/09/1988 tarihleri arasında …Elektrik Dağıtım A.Ş., 01/10/1988 -14/12/1997 tarihleri arasında … Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğünde 1475 sayılı İş Kanun’u kapsamında, daimi işçi kadrosunda çalışmıştır.
15/12/1997 tarihinde ise kurum içi sınavı kazanarak, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca naklen sözleşmeli tekniker pozisyonuna geçmiştir.
En son aşamada … İl Sağlık Müdürlüğünde araştırmacı olarak görev yapmakta iken 15/08/2013 tarihinde isteğiyle emekliye sevki üzerine 27/12/2013 tarihli işlem ile 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’na tabi 15 yıl, 9 ay hizmeti ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’na tabi 14/09/1981- 14/12/1997 tarihleri arasında fasılalı olarak (31/05/1983- 14/12/1997 tarihleri arasındaki resmi sigortalı hizmetleri de dahil) 14 yıl, 8 ay, 18 gün (5298 gün) sigortalı hizmeti olmak üzere toplam 30 yıl, 5 ay, 18 gün hizmetine karşılık 4. derece 2. kademe intibakı ve (800) ek gösterge rakamı üzerinden 15/09/2013 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlanarak, 5434 sayılı Kanun’a tabi geçen 15 tam hizmet yılına karşılık emekli ikramiyesinin ödendiği, bilahare davacının 1475 sayılı Kanun’a tabi işçi kadrosunda görev yapmakta iken 08/12/1997 tarihinde yapılan sınav sonucu 15/12/1997 tarihi itibarıyla memuriyete geçirildiğinin bildirilmesi üzerine, 09/05/2014 tarihli işlem ile intibakının 15/09/2013 tarihinden itibaren 1. derece 4. kademe ve (1100) ek göstergeye yükseltildiği, daha sonra 05/06/2014 tarihli işlem ile 15/09/2013 tarihinden itibaren ek göstergesinin 1. dereceye karşılık gelen (2200) ek göstergeye yükseltilerek, aylık farklarının gönderildiği hususu davalı idarenin savunmasında yer almıştır.
Davacının başvurusu üzerine, 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun’un 12. maddesi uyarınca, davacının resmi sigortalı hizmetlerine kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olması şartıyla, emekli ikramiyesi ödendiği, sigortalı hizmetinden kendi isteğiyle ayrılarak sınav kazanmak suretiyle sözleşmeli statüde göreve başladığı, bir başka ifadeyle, sözleşmeli statülü görevine yasal bir düzenleme veya zorunlu statü değişikliği nedeniyle atanmadığından, resmi sektörde geçen sigortalı hizmetlerine kıdem tazminatı ödenmesine imkan bulunmadığı yönünde bila tarih ve … sayılı işlem tesis edilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
(Mülga) 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun’un “Aylığı Bağlayacak Kurum” başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasında; “Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir.”, “Emekli İkramiyesi” başlıklı 12. maddesinde ise; “…kendilerine bu Kanun’un 8. maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, T.C. Emekli Sandığına tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanun’u hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir. 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi olarak geçen hizmet sürelerine karşılık emekli ikramiyesi ödenebilmesi için, iş sözleşmesinin İş Kanunu hükümlerine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olması; sözleşmeli personel olarak geçen sürelere karşılık olarak emekli ikramiyesi ödenebilmesi için de, hizmet sözleşmesinin ilgili mevzuatına göre iş sonu tazminatına veya aynı mahiyette olmakla birlikte başka bir adla ödenen tazminata hak kazanılmasına uygun olarak sona ermiş olması şarttır.
Ancak, ilgililere, her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreler ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreler, emekli ikramiyesinin hesabında dikkate alınmaz.
Ayrıca, 8. maddenin birinci fıkrası gereğince aylık bağlananlara, emekli oldukları son görevlerinden dolayı ilgili bulundukları sosyal güvenlik kurumu kanununun emekli ikramiyesine veya iş kanununun kıdem tazminatına ilişkin hükümleri uygulanır. Bu fıkraya göre emekli ikramiyesi ödenmesinde, birinci fıkra hükümleri de dikkate alınır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 26/01/2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6270 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile değişik 89. maddesinde “Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Geçici 4. maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir.
Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanun’un Geçici 4. maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun’un 8. maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya 5510 sayılı Kanun’un Geçici 4. maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanun’a tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir.” kuralına yer verilmiştir.
Mülga 1475 sayılı İş Kanunu’nun hâlen yürürlükte bulunan 14. maddesinde de,
“Bu Kanun’a tâbi işçilerin hizmet akitlerinin:
1. İşveren tarafından bu Kanun’un 17. maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında,
2. İşçi tarafından bu Kanun’un 16. maddesi uyarınca,
3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyla,
4. Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malûllük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla;
5. (Ek: 25/8/1999 – 4447/45 md.) 506 Sayılı Kanun’un 60. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanun’un Geçici 81. maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle,
Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hâllerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir.” kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda açık metinlerine yer verilen mevzuat bir bütün olarak değerlendirildiğinde; birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, T.C. Emekli Sandığı’na tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödeneceği, İş Kanunu’na tabi olarak geçen hizmet sürelerine karşılık emekli ikramiyesi ödenebilmesi için, iş sözleşmesinin kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olması gerektiği, daha önce kıdem tazminatı ödenmiş olan sürelerin emekli ikramiyesi hesabında dikkate alınmayacağı açıkça anlaşılmaktadır.
Bu durumda; Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. ve … Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğünde 1475 sayılı İş Kanunu’na tabi çalışmakta iken, kurum içi sınav sonucunda 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca naklen sözleşmeli tekniker pozisyonuna atanarak, aynı kurumda görev yapmaya devam eden davacının, işçi statüsünün sona ermesinin idarenin talebi ve icazeti ile gerçekleştiği, dolayısıyla iş akdinin kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona erdiği açık olup, İş Kanunu’na tabi olarak çalışılan süreler için emekli ikramiyesi ödenmesi gerektiğinden, aksi yönde tesis edilen işlemde ve davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.
Öte yandan, davacının sigortalı geçen sürelerinin emekliliğe esas derece, kademe ve ek gösterge hesabında dikkate alınmasına yönelik talebi hakkında, her ne kadar İdare Mahkemesince ayrıntılı bir değerlendirme yapılmamış ise de, bozma üzerine yeniden verilecek kararda, bu hususun da ayrıca incelenmesi gerektiği tabidir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 27/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
