Danıştay 12. Daire, Esas No: 2018/5154, Karar No: 2021/5281

Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/5154 E. , 2021/5281 K.
“İçtihat Metni”

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/5154
Karar No : 2021/5281

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … İlköğretim Okulunda öğretmen olarak görev yapan davacının, 2001 yılında istifa ederek görevinden ayrıldığı ve 2014 yılında yeniden atanarak çalışmaya başladığından bahisle, açıkta geçirdiği sürenin 5510 sayılı Kanunun Geçici 44. ve 51. maddeleri uyarınca hizmet süresine eklenmesi için yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; 23/4/1999 ile 14/2/2005 tarihleri arasında tabi oldukları personel mevzuatına göre almış oldukları disiplin cezası sonucu memuriyetleri sona erenlerin 5510 sayılı Kanun’un geçici 44. maddesinden yararlanabileceğinin düzenlendiği, maddenin kapsamına sadece disiplin cezası sonucu görevine son verilenlerin alındığı, diğer sebeplerle görevinden ayrılanların, bu madde ile getirilen haklardan yararlanamayacağı, davacının istifa ederek görevinden ayrılması nedeniyle anılan Kanun hükmü kapsamında olmadığı anlaşıldığından, açıkta geçirdiği sürenin 5510 sayılı Kanun’un Geçici 44. maddesi uyarınca hizmetine eklenmesi yönündeki başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, ancak davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davada vekille temsil edildiği halde kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmediği, kararın vekalet ücretine ilişkin kısmının düzeltilerek onanması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/10/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

X- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin “Avukatlık ücretinin kapsadığı işler” başlığını taşıyan 2. maddesinde; Tarifede yazılı avukatlık ücretinin kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemlerin ücretinin karşılığı olduğu belirtilmiştir.
Diğer taraftan; idarî yargı mercilerinde, davalı idare tarafından savunmanın süresinde verilmemiş olması, dosyanın tekemmül ederek karara bağlanması açısından önem arz etmekte olup, devam eden yargılama sırasında, yargılamaya katkıda bulunan davalı idare vekilinin, davanın reddedilmesi durumunda, sadece savunmanın süresinde verilmemiş olması nedeniyle avukatlık ücretinden mahrum edilmesinin hukukî bir dayanağı bulunmamaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; dava dilekçesinin davalı idareye 17/07/2014 tarihinde tebliğ edildiği, davalı idare tarafından yasal savunma süresi geçirildikten sonra 01/10/2014 tarihinde avukat aracılığıyla savunma verildiği ve Mahkemece uyuşmazlığın, 26/02/2015 tarihinde davanın reddi kararı ile sonuçlandırıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; davada avukat aracılığıyla savunmasını sunan davalı idare lehine avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinden, savunmanın süresinde verilmediğinden hareketle vekalet ücretine hükmedilmemesi yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir