Danıştay 13. Daire, Esas No: 2015/2519, Karar No: 2021/5314

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2015/2519 E. , 2021/5314 K.
“İçtihat Metni”

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2015/2519
Karar No:2021/5314

TEMYİZ EDENLER
(DAVACILAR) : 1. … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2. …
3. …
4. …
5. …
6. …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … A.Ş. (…) Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Genel Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı toplantısında alınan kamu yararı kararı gereğince, 07/06/2012 tarihli bağlantı anlaşması kapsamında tesis edilecek olan “380 kV. İzdemir TES Trafo Merkezi (TM)-Aliağa II/Uzundere Brş. N. Enerji İletim Hattı” projesinin … mahallesi sınırları üzerinden geçecek kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; uyuşmazlığın çözümü hukuk dışında özel/teknik bilgi gerektirdiğinden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen ve 02/04/2014 tarihinde evrak kaydına giren bilirkişi raporunda özetle; “direk yüksekliklerinin yasal sınırın üzerinde olduğu, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği’nin sadece elektrik alanı üzerinden sınır değerler getirdiği ve akımdan bağımsız olarak sadece voltajın yaratacağı elektrik alanı metre cinsinden en düşük, en yakın gibi mesafelerle belirttiği, ülkemizde iletim hattının taşıyacağı akım değerine göre ortaya çıkacak olan manyetik alan sınırlarına yönelik
herhangi bir yönetmeliğin olmadığı, bu konudaki değerlendirmelerin uluslararası bilimsel yayınlar üzerinden yapılmak zorunda olduğu, dava konusu iletim hattının 2, 3, ve 4 numaralı direklerini kapsayan kısmının tasarım ve montajında Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğine uyulduğu, elektrik alanı açısından yönetmeliklere aykırı bir durumun olmadığı, ancak manyetik alan ya da her ikisinin birbirinden ayrılamayacağı, elektromanyetik alan açısından bakıldığında, bazı direk noktalarının yakınında yerleşim alanlarının bulunduğunun saptandığı, buna göre köyün üzerinden geçen enerji iletim hatlarından kaynaklı elektromanyetik radyasyonun köy halkının sağlığı üzerinde oluşturabileceği etkilerin bulunduğu, ancak bu etkinin uzun süreçte olabileceği, birey ya da toplumun istencini göz önüne almayan uygulamaların kaygıyı arttırıcı, stres mekanizmaları üzerinde doğrudan olmasa da dolaylı biçimde biyolojik etkilere yol açabileceği, yapılan araştırma ve değerlendirmelerin yüksek gerilim hatları ve elektrikli aletlerin kanser riskini arttırabildiğini gösterdiği, sonuç olarak davaya konu iletim hattının Elektrik İletim Sistemi Arz Güvenirliği ve Kalitesi Yönetmeliği ile Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğinde belirtilen teknik şartlara uygun olarak projelendirildiği, ancak bu hattan kaynaklanacak manyetik alanın … konutlarda yaşayanlar açısından zararlı etkiler oluşturabilecek bir toplum sağlığı sorunu olduğu” şeklinde görüş bildirildiği;
Bilirkişi raporunda, dava konusu enerji nakil hattının manyetik alanının çevresinde yaşayanlar açısından zararlı etkiler oluşturabilecek bir toplum sağlığı sorunu olduğuna ilişkin kanaatin somut verilerle saptanamadığı, ”Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararının dayanağı proje tanıtım dosyasında belirtilen taahhütlere aykırı olduğu konusunda bir belirlemenin olmadığı, Elektrik İletim Sistemi Arz Güvenirliği ve Kalitesi Yönetmeliği ile Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğinde yer alan teknik şartlara uygun olarak projelendirildiğinin belirtildiği görüldüğünden, söz konusu raporun Elektrik İletim Sistemi Arz Güvenirliği ve Kalitesi Yönetmeliği ile Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğindeki teknik şartlara uygunluk bakımından hükme esas alınabilecek niteliği haiz olduğunun anlaşıldığı;
Bu durumda, enerji iletim hattı projesinin davaya konu bölümünün, proje hakkında verilen … tarih ve … sayılı ”Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararının dayanağı proje tanıtım dosyasında belirtilen taahhütlere, Elektrik İletim Sistemi Arz Güvenirliği ve Kalitesi Yönetmeliği ile Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğine uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, adlî yargıda açılan tespit davasında yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda; iletim hattının 37-140 Mg değerler arasında manyetik alana neden olacağı, bu değerlerin … mahallesinde bulunan konutlarda yaşayan halkın sağlığı açısından zararlı etki oluşturabileceğinin belirlendiği, diğer taraftan, enerji iletim hattı kaynaklı elektromanyetik alanın sanayi tesisleri ve termik santrallerin zararlı etkileriyle birleşerek yeni doğacak nüfus için de tehlike arz edeceği, işbu davada yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda da, enerji iletim hattının … mahallesinde yaşayanlar ve toplum sağlığı açısından zararlı etkiler oluşturabileceğinin tespit edildiği, konuyla ilgili yapılan bilimsel çalışmalarda yüksek gerilim hattının meydana getirdiği manyetik alanın insan sağlığı üzerinde olumsuz etkisi olduğunun gösterildiği, ülkemizde iletim hattının taşıyacağı akım değerine göre ortaya çıkacak olan manyetik alan sınırlarına yönelik herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı, projenin sit alanında kalan kısmı için güzergâh değişikliği yapılırken, toplum sağlığı açısından risk oluşturan projenin güzergâhının değiştirilmemesinin hakkaniyetle bağdaşmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, enerji iletim hattının yapılaşma yüksekliğinin serbest bırakıldığı imarlı alan ile köy yerleşim alanı arasından geçirilmesine çalışıldığı, hattın 1 ve 6 numaralı direklerinin köy sınırlarında kaldığı, sadece 3, 4 ve 5 numaralı direklerin köy yerleşim alanının yakınından geçtiği, 3 ve 4 numaralı direkler arasında olan hat iletkenlerinin Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğinde tariflenen düşey ve yatay yaklaşım mesafeleri gereğince tesis edildiği, projelendirme maliyet artışı göz önüne alınarak yüksek boylu direklerin tercih edildiği, inşası tamamlanan hattın enerjilendirildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihaî kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 23/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir