Danıştay 3. Daire, Esas No: 2020/3689, Karar No: 2021/1962

Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2020/3689 E. , 2021/1962 K.
“İçtihat Metni”

T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/3689
Karar No : 2021/1962

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …Reklam Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av….

KARŞI TARAF (DAVALI) : (…Vergi Dairesi Başkanlığı)
VEKİLİ : Av….

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararına uyularak verilen …. Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adna, 2009 ve 2010 yılları hesaplarının incelenmesi neticesinde düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2012 yılına devreden katma değer vergisinin azaltıldığı dikkate alınarak ilgili dönem katma değer vergisi beyanlarının yeniden tanzimi suretiyle 2012 yılının Şubat ila Nisan ve Eylül dönemleri için re’sen salınan katma değer vergisi ile tekerrür nedeniyle artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının faturalarını kayıtlarına aldığı …Demir İnşaat Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkındaki vergi tekniği raporunda yer alan saptamalardan düzenlediği faturaların geçek bir emtia teslimi ve hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna ulaşıldığından yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık görülmediği, vergilendirme dönemi olan 2012 yılından önce kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınabileceği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Alımlarının gerçek olduğu, bu durumun sevk irsaliyesi, cari hesap ekstresi, çek ve banka yoluyla gerçekleştirilen ödemelere ilişkin belgelerle kanıtlandığı, eksik inceleme ve araştırma sonucunda karar verildiği, alımlarının sahteliğine dair somut bir tespit bulunmadığı, tedarikçi firma hakkındaki olumlu saptamaların değerlendirilmediği, gerçek mahiyetin ortaya konulamadığı, kararın emsal yargı kararlarına aykırı düştüğü ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Mahkeme kararının onanması gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Davacı adına, 2009 ve 2010 yılları hesaplarının incelenmesi neticesinde düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2012 yılına devreden katma değer vergisinin azaltıldığı dikkate alınarak ilgili dönem katma değer vergisi beyanlarının yeniden tanzimi suretiyle dava konusu vergi salınmış ve tekerrür nedeniyle artırılarak bir kat vergi ziyaı cezası kesilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 19. maddesinde; vergi alacağının, vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğacağı, 339’uncu maddesinde ise vergi ziyaına sebebiyet vermekten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere, cezanın kesinleştiği tarihi takip eden yılın başından başlamak üzere beş yıl içinde tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezasının yüzde elli oranında artırılmak suretiyle uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1. maddesinde, ticari faaliyet çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu, 10. maddesinin (a) işaretli bendinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması anında vergiyi doğuran olayın meydana geleceği, 29. maddesinin 1. fıkrasında, mükelleflerin, vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak, düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri, aynı maddenin 3. fıkrasında ise indirim hakkının vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceği hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, bozmaya uyma üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecek olup, Vergi Mahkemesi kararının, bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının Danıştay Üçüncü Dairesinin 14/03/2019 tarih ve E:2017/3866, K:2019/1726 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler sözü edilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.
2012 yılı Şubat ila Nisan ve Eylül dönemleri ilişkin dava konusu tarhiyatın, davacı tarafından 2009 ve 2010 yıllarında kayıtlara intikal ettirilen bir kısım faturaların sahte olduğunun tespiti ve bu faturalara dayalı indirimlerin reddedilmesi sonucunda izleyen yıllara azalarak devreden indirilebilecek katma değer vergisi tutarı gözetilerek yeniden düzenlenen beyan tablosu uyarınca yapıldığı uyuşmazlıkta vergiyi doğuran olayın, sahte faturaların yasal defter ve kayıtlara alınmak suretiyle haksız indirime sebebiyet verildiği 2009 ve 2010 yıllarında gerçekleştiğinin kabulü sözü edilen düzenlemelerin gereğidir.
2009 ve 2010 takvim yıllarında davacıya yapılan teslim ve hizmetlerden kaynaklanan indirilebilecek katma değer vergisi tutarının, hesaplanan katma değer vergisi tutarından fazla olması nedeniyle söz konusu sahte faturalara dayalı indirimlerin reddi neticesinde ödenecek vergi farkı çıkmamış ise de izleyen yıl veya yıllara devreden indirilebilecek katma değer vergisi haksız yere indirim konusu yapılan tutarda azaltılarak 2012 takvim yılı beyanlarının azaltılan bu tutara göre yeniden düzenlenmesi sonucu ortaya çıkan ve katma değer vergisinin indirim ve devir özelliğinden kaynaklanan fark vergilerin 2009 ve 2010 takvim yılında gerçekleşen vergiyi doğuran olaydan kaynaklandığı tartışmasızdır.
213 sayılı Kanun’un düzenlemesine yukarıda yer verilen 339. maddesine göre, tekerrüre esas alınacak vergi ziyaı cezasının, tekerrür nedeniyle artırılarak kesilecek vergi ziyaı cezasının ilgili olduğu takvim yılından önceki yılda kesinleşmesi gerekli ve yeterlidir.
Buna göre, davacı adına 2010 ve 2011 yılları için kesilen ve aynı yıllar içinde kesinleşen vergi ziyaı cezası esas alınarak, vergiyi doğuran olayın 2009 ve 2010 takvim yılında gerçekleştiği dava konusu 2012 yılının Şubat ila Nisan ve Eylül dönemlerine ilişkin katma değer vergilerine bağlı olarak kesilen vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uyarınca artırılarak uygulanmasında hukuka uygunluk görülmediğinden, Vergi Mahkemesi kararının; vergi ziyaı cezasının tekerrürden kaynaklanan kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen reddine,
2. …. Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının; bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Temyiz isteminin kısmen kabulüne,
4. Kararın; vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA
5. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
6. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
7. Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine,
8. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 13/04/2021 tarihinde oyokluğuyla karar verildi.

X-KARŞI OY :
Temyiz isteminin vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmı yönünde de reddi gerektiği oyuyla Daire kararına bu yönden katılmıyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir