Danıştay 6. Daire, Esas No: 2019/16472, Karar No: 2021/13693

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/16472 E. , 2021/13693 K.
“İçtihat Metni”

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/16472
Karar No : 2021/13693

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Turizm ve İnşaat San. Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN ÖZETİ : İzmir İli, Dikili İlçesi … Köyü, … Koyu Mevkii, … ada, … parsel ile … ada, … parsellerde yer alan “…” projesiyle ilgili çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) sürecine başlamadan veya bu süreci tamamlamadan yatırıma başlanıldığının tespit edildiğinden bahisle, 2872 sayılı Çevre Kanununun 20. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin 1. paragrafı uyarınca 265.371,73-TL para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve E… sayılı İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü işleminin ekinde yer alan bila tarih ve 35.00.17.75 sayılı idari yaptırım kararının iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, istinaf başvurusunun kabulü ile anılan Mahkeme kararının kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline dair … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Davacı ile kooperatif arasında organik bağ olması nedeniyle cezaların şahsiliğinden söz edilemeyeceği sonucuna varılmış olup, ÇED kararı alınmaksızın inşaata başlanıldığı sabit olan proje nedeniyle davacıya proje bedelinin yüzde ikisi oranında para cezası verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine 09/12/2021 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :

2872 sayılı Çevre Kanununun 10. maddesinde; “Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez…” hükmüne, 20. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin 1. paragrafında; “Çevresel Etki Değerlendirmesi sürecine başlamadan veya bu süreci tamamlamadan inşaata başlayan ya da faaliyete geçenlere yapılan proje bedelinin yüzde ikisi oranında idarî para cezası verilir. …” hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; … Kooperatifi ile …-Tur … Turizm İnş.Tarım San. ve Tic.Ltd. Şti. arasında 17/04/2009 tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanarak … tarih ve … sayılı Turizm Yatırımı Belgesi alınmak suretiyle inşai faaliyete başlanıldığı, bu tarihte yürürlükte olan ÇED Yönetmeliği uyarınca Yönetmeliğin Ek 2 listesinde yer alan tesislerden olan projenin seçme eleme kriterlerine tabi olmasına rağmen, bu sürece başlanılmadan projeye başlandığı, sonrasında kooperatif üyelerinin %100 pay sahibi olduğu … Turizm ve İnşaat San. Tic. A.Ş.’nin ise 2011 yılında kurulduğu, 13/10/2016 tarihli denetim tutanağında da, inşaatlara 2009 yılında alınmış inşaat ruhsatlarına dayalı olarak 2009 yılında başlanıldığının ve 2012 yılından itibaren inşaatlara devam edilmediğinin belirtildiği, söz konusu proje için … tarih ve E-…sayılı … Gerekli Değildir kararının verildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta; her ne kadar İdari Dava Dairesince, davacı şirketin tüzel kişiliğini kazanmadan önce başlanılan ve 2012 yılından itibaren bir faaliyetinin olmadığı projeden dolayı davacıya idari para cezası verilmesi işleminde ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesine uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle Mahkeme kararı kaldırılarak, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, … Kooperatifinin, kooperatif üyelerinin %100 pay sahibi olduğu … Turizm ve İnşaat San. Tic.A.Ş.’nin yönetim kurulu üyesi olduğu, dolayısıyla kooperatif ile anonim şirket arasında organik bağ bulunduğu sonucuna varılmış olup, ÇED kararı alınmaksızın inşaata başlanıldığı sabit olan proje nedeniyle davacıya para cezası verilmesinde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte, yukarıda anılan Kanunun 20/e maddesinde açıkça “yapılan proje bedelinin” yüzde ikisi oranında idari para cezası verileceği belirtilmiş olduğundan, para cezasının proje bedelinin tamamı üzerinden değil, para cezasına esas tespitin yapıldığı tarih itibarıyla tamamlanmış olan proje bedeli üzerinden belirlenmesi gerekmektedir.
Bu durumda; dava konusu işleme esas tespitin yapıldığı 13/10/2016 tarihi itibarıyla projenin tamamlanan kısmının (% 40 civarı) maliyet bedelinin yüzde ikisi oranında para cezası verilmesi gerekirken, proje bedelinin tamamı üzerinden verilen para cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdari Dava Dairesi kararının belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.

(XX) KARŞI OY:

Uyuşmazlıkta; her ne kadar İdari Dava Dairesince, davacı şirketin tüzel kişiliğini kazanmadan önce başlanılan ve 2012 yılından itibaren bir faaliyetinin olmadığı projeden dolayı davacıya idari para cezası verilmesi işleminde ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesine uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle Mahkeme kararı kaldırılarak, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, … Kooperatifinin, kooperatif üyelerinin %100 pay sahibi olduğu … Turizm ve İnşaat San. Tic.A.Ş.’nin yönetim kurulu üyesi olduğu, dolayısıyla kooperatif ile anonim şirket arasında organik bağ bulunduğu sonucuna varılmış olup, ÇED kararı alınmaksızın inşaata başlanıldığı sabit olan proje nedeniyle davacıya proje bedelinin yüzde ikisi oranında para cezası verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir