Danıştay 8. Daire, Esas No: 2019/7493, Karar No: 2021/7251

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/7493 E. , 2021/7251 K.
“İçtihat Metni”

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/7493
Karar No : 2021/7251

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Birliği
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, sahibi ve mesul müdürü olduğu … Eczanesini muvazaalı ilettiğinden bahisle 6643 sayılı Kanun’un 30/c maddesi uyarınca hakkında 180 gün süre ile sanat icrasından men cezası verilmesine ilişkin TEB 1. Bölge İstanbul Eczacı Odası Haysiyet Divanı’nın … tarih ve … sayılı kararı ile anılan kararın aynen kabul ve tasdik edilmesine ilişkin Türk Eczacılar Birliği Yüksek Haysiyet Divanı’nın … tarihli ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu işlemin, davacının sahibi ve mesul müdürü olduğu ve 2009 yılı Ocak ayından itibaren işlettiği … Eczanesinin açılışı sırasında alınan 2008 tarihli şikayetçi ve davacı ifadelerine, 01/06/2016 tarihli kira kontratı yenileme sözleşmesi ile ilk 2008 tarihli kira kontratındaki mal sahibi imzalarının farklı olması, davacı adına kayıtlı …bankası vadesiz hesabından …Optik sahibi …’in cep telefonu faturası için ödeme yapılması ve eşi … adına kayıtlı otoya ait motorlu taşıt vergisinin 3. taksit ödemesinin yapılması, kasada yer olmadığından nakit alınan 100,00 – 200,00 TL’nin çalışanlarında toplanması ve kasa anahtarının diğer çalışanında bulunması gibi gerekçelere dayanılarak muvazaa olduğu kanaatine varıldığı görülmekle birlikte, inceleme konusu olayda muvazaa olduğu hususunun objektif bilgi ve belgelere dayandırılmadığı, başka bir ifade ile muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı, ayrıca eczacı hakkında ileri sürülen iddialarında eczanenin muvazaalı olarak işletildiğinin kanıtı sayılamayacağı gibi çoğu iddialarında 2008 yılına ait olması karşısında kesin bilgi ve belgelerle ortaya konulmadan soyut iddialara dayanarak işlem tesis edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 2008 yılında aynı yerde eczacılık yapan Eczacı … isimli eczacının 19/09/2008 tarihli şikayet dilekçesinde kendisinin dükkanı tam boşaltmadan dükkanın tadilatının eczanenin yanında bulunan … Optik isimli iş yeri sahipleri tarafından yapıldığı ve kiralandığını, davacının bu kişilerle birlikte muvazaalı eczane işleteceğini belirttiği, davacının eczane tadilatı için yaptığı harcamaları farklı farklı rakamlarla açıkladığı, kira kontratında kefil olarak …Optik sahibi …’in isminin bulunduğu, yapılan denetim sırasında … Optik elemanlarının davacıya ait eczaneye rahatlıkla girip çıktıkları, nakit paraların kendisinde değil çalışanında toplandığı ve uyuşturucu ilaçlara ait kasa anahtarının eczane çalışanında olduğu, … Bankası vadesiz … sayılı hesabından birkaç defa … Optik sahibi … adına kayıtlı cep telefonu faturasının ödendiği ve yine aynı hesapta … adına kayıtlı … marka … plaka nolu otoya ait motorlu taşıt vergisinin 3. taksit ödemesinin yapıldığı, davacının eczanesindeki raflardaki ilaç yerlerini bilmediği, alımlara karışmadığını belirttiği, ailesiyle birlikte eczanesine çok uzakta bulunan Silivri’de ikamet eden davacının eczanesine haftada bir iki gün uğradığı ve eczanenin işleyişi ile ilgili konulara hakim olmadığı, belirtilen tespit ve delilller ışığında muvazaa olgusunun sabit olduğu, tüm bunların yanı sıra muvazaalı eczane işletildiği iddialarının soruşturulmasında, muvazaanın somut delillerle ve kesin biçimde ikrar dışında kanıtlanmasının hukuken zorluğu karşısında, muvazaanın emare ve karineye göre saptanması ve meslek odasınca buna göre yaptırım uygulanmasının fiili bir zorunluluk olarak ortaya çıktığı, dolayısıyla tüm delilllerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesince verilen ret kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 30/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir