Danıştay 9. Daire, Esas No: 2019/5011, Karar No: 2021/2946

Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2019/5011 E. , 2021/2946 K.
“İçtihat Metni”

T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2019/5011
Karar No : 2021/2946

Kararın Düzeltilmesini İsteyen : …Vergi Dairesi Müdürlüğü-…
Vekili : Av. …

Karşı Taraf : …
Vekili : Av. …

İstemin Özeti : Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 18/04/2019 tarih ve E:2016/18105, K:2019/1748 sayılı kararının; dilekçede ileri sürülen nedenlerle düzeltilmesi istenilmektedir.

Cevabın Özeti : Kararın düzeltilmesi isteminin reddi gerektiği yolundadır.

Tetkik Hakimi Semih Belin’in Düşüncesi : Karar düzeltme isteminin; dava konusu ödeme emrinin 17/07/2009 tarihine kadar kanuni temsilci olan davacının sorumlu olduğu 2009/Şubat-Mayıs dönemi ile Temmuz döneminin 17/07/2009 tarihine kadar olan faturalardan kaynaklanan kısmına ilişkin katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi yönünden kabulü diğer kısımlar yönünden reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince işin gereği görüşüldü:
Danıştay dava daireleri ile İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulları tarafından verilmiş olan kararlar hakkında kararın düzeltilmesi isteminin kabulü ancak, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinde yazılı sebeplerden birinin bulunması ile mümkündür.
Davalı idarece, dava konusu ödeme emrinin yargı harcına ilişkin kısmı ile 2009/Temmuz dönemi katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinin davacının kanuni temsilcilikten ayrıldığı 17/07/2009 tarihinden sonra alınan faturalardan kaynaklanan katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve bunlara isabet eden gecikme faizine ilişkin kısmına yönelik olarak ileri sürülen iddialar, Dairemiz kararının bu kısımlarının düzeltilmesini gerektirecek nitelikte bulunmamaktadır.
Karar düzeltme dilekçesinde, dava konusu ödeme emrinin diğer kısımlarına ilişkin olarak ileri sürülen iddialar ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 54. maddesine göre yerinde görüldüğünden Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 18/04/2019 tarih ve E:2016/18105, K:2019/1748 sayılı kararının bu kısmı kaldırıldıktan sonra davacının temyiz istemi incelendi;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27’inci maddesinin (4) numaralı fıkrasında; Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılmasının, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durduracağı, ancak, 26. maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemlerinin devam edeceği, bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davaların, tahsil işlemini durdurmayacağı, bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebileceği açıklanmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükellef veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı ifade edilmiştir.
Anılan Kanun’un 122. maddesinin 3. fıkrasında; vergi mahkemesinde dava açma dolayısıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesinin 3 numaralı fıkrası gereğince tahsili durdurulan vergilerden taksit süreleri geçmiş olanların, vergi mahkemesi kararına göre hesaplanan vergiye ait ihbarnamenin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödeneceği, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un “Ödeme Zamanı ve Önceden Ödeme” başlıklı 37. maddesinin 1. fıkrasında amme alacaklarının hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda ödeneceği, “Ödeme Emri” başlıklı 55. maddesinin 1. fıkrasında ise amme alacağını vadesinde ödemiyenlere, 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, ödeme emrinde borcun asıl ve ferilerinin mahiyet ve miktarlarının, nereye ödeneceğinin, müddetinde ödemediği veya mal bildiriminde bulunmadığı takdirde borcun cebren tahsil ve borçlunun mal bildiriminde bulununcaya kadar üç ayı geçmemek üzere hapis ile tazyik olunacağının, gerçeğe aykırı bildirimde bulunduğu takdirde hapis ile cezalandırılacağının kayıtlı bulunacağı hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, asıl amme borçlusu …Mimarlık Mühendislik Müşavirlik İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında yapılan vergi incelemesi sonucu düzenlenen vergi inceleme raporlarına dayanılarak yapılan cezalı tarhiyatlara ait ihbarnamelerin şirket yetkililerine tebliğ edildiği ve tarhiyatlara karşı açılan davalar sonunda düzenlenen iki nolu ihbarnamelere karşı herhangi bir davanın açılmadığı, şirket adına düzenlenen tüm ödeme emirlerinin şirket yetkilileri imzasına tebliğlerinin gerçekleştirildiği, şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmaları sonucu şirkete ait …plakalı aracın ve bir adet gayrimenkulü bulunmasına karşın bunların üzerinde birden fazla haciz şerhlerinin yer alması nedeniyle borçları karşılamayacağının anlaşıldığı, …Mimarlık Mühendislik Müşavirlik İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti.den tahsil edilemeyen amme alacaklarının şirketin bir dönem kanuni temsilcisi olan davacıdan tahsili amacıyla düzenlenip tebliğ edilen 09/02/2015 tarih ve …sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarında yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; vergi mahkemelerinde dava açılmasının tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durduracağı, bu vergilerden taksit süreleri geçmiş olanların, mahkeme kararına göre hesaplanan vergiye ait ihbarnamenin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödeneceği, diğer bir ifade ile mahkeme kararı uyarınca hesaplanan kısım hakkında tahsilat işlemlerine devam edilebilmesi için söz konusu kararının kesinleşmesi şartının bulunmadığı, amme alacağını vadesinde ödemiyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı ve tüzel kişilerden tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyen temsilcilerin varlıklarından alınacağı sonucuna ulaşılmaktadır.
Olayda, asıl amme borçlusu …Mimarlık Mühendislik Müşavirlik İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından dava konusu ödeme emri içeriği tarhiyatlara karşı açılan davanın …Vergi Mahkemesi’nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla kısmen reddedilmesi üzerine, davalı idarece 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 112/3. maddesi uyarınca reddedilen kısma yönelik olarak iki nolu ihbarnamelerin düzenlendiği, söz konusu ihbarnamelere ve şirket adına düzenlenerek şirket yetkililerinin imzasına tebliğ edilen ödeme emirlerine karşı herhangi bir dava açılmadığı ve şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmaları ile amme alacağının tahsil edilemeyeceğinin ortaya konulduğu görülmektedir.
Bu durumda, asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen vergi borçlarına ilişkin olarak kanuni temsilci sıfatıyla sorumlu olan davacı adına, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10. maddesi uyarınca düzenlenen ödeme emrinin 184,08 TL katma değer vergisi, 552,24 TL vergi ziyaı cezası, bunlara isabet eden gecikme faizi ile yargı harcı dışında kalan kısmında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle davacının temyiz isteminin reddine, …. Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının bu kısım yönünden onanmasına, temyiz isteminde bulunan davacıdan …-TL maktu harcın alınmasına, kalan kısma ilişkin karar düzeltme isteminin reddine, 22/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir