Danıştay 9. Daire, Esas No: 2020/3720, Karar No: 2021/1416
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/3720 E. , 2021/1416 K.
“İçtihat Metni”
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/3720
Karar No : 2021/1416
KANUN YARARINA TEMYİZ EDEN : … Başsavcılığı
DAVACI : … Makine İnşaat Petrol Nakliye Sosyal Hizmetler San. ve Tic. Ltd. Şti.
DAVALI : … Başkanlığı – …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının kanun yararına temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: … Üretim A.Ş.’nce ihale edilen “EÜAŞ Afşin-Elbistan A Termik Santralı İşletme Müdürlüğünün İhtiyacı 39 Kişi ile 4 Ay Süreli Hizmet Alım İşi” uhdesinde kalan davacı şirket tarafından söz konusu ihaleye ilişkin olarak ödenen 2.308,31 TL ihale karar pulunun iadesi talebiyle yapılan düzeltme ve şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ve ödenen tutarın yasal faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.
Kanun yararına temyiz edilen kararın özeti: … Vergi Mahkemesi Hakimliğince; uyuşmazlığa konu ihale kararını alan … Üretim A.Ş., 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli I ve II sayılı cetvellerde sayılan genel ve özel bütçe kapsamındaki kamu idareleri arasında sayılmadığı gibi 27/07/2006 tarih ve 26241 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Elektrik Üretim Anonim Şirketi Ana Statüsü”nde … Üretim A.Ş.’nin, Enerji Piyasası Kanunu, 233 sayılı KHK, 399 sayılı KHK ve anılan ana statü hükümleri saklı kalmak üzere özel hukuk hükümlerine tabi olduğunun belirtilmiş olması karşısında, … Üretim A.Ş.’nin 488 sayılı Kanunun yukarıda anılan 8. maddesinde belirtilen resmi daire sıfatını haiz olmadığı ve damga vergisinden muaf tutulmadığı sonucuna varıldığı, bu durumda; ihale kararına ilişkin damga vergisinin mükellefi, ihaleyi yapan ve ihale kararında imzası bulunan … Üretim A.Ş. olduğundan, mükellefi ve sorumlusu olmayan davacıdan “ihale karar pulu” adı altında damga vergisi tahsil edilmesinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 118. maddesinde yer alan vergilendirme hatası (mükellefiyette hata) kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varıldığından dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava kabul edilmiş, dava konu işlemin iptaline ve ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir.
DANIŞTAY BAŞSAVCISI … ‘IN DÜŞÜNCESİ: … Üretim A.Ş.’nce ihale edilen “EÜAŞ Afşin-Elbistan A Termik Santralı İşletme Müdürlüğünün İhtiyacı 39 Kişi ile 4 Ay Süreli Hizmet Alım İşi” uhdesinde kalan davacı şirket tarafından söz konusu ihaleye ilişkin olarak ödenen 2.308,31 TL ihale karar pulunun iadesi talebiyle yapılan düzeltme ve şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ve ödenen tutarın yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davayı kabul edip, işlemin iptaline ve ödenen damga vergisinin yasal faiziyle birlikte iadesi yolunda hüküm tesis eden … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, hukuka aykırı olduğu öne sürülerek davalı idare tarafından kanun yararına temyiz edilmesi istemiyle Danıştay Başsavcılığını bilgilendiren dilekçe üzerine konu incelendi:
488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1. Maddesinde; bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi tutulacağı, aynı Kanununun 3. maddesinin birinci fıkrasında da damga vergisinin mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu, 24. maddesinin ikinci fıkrasında ise, birden fazla kişi tarafından imza edilen kağıtlara ait vergi ve cezanın tamamından imza edenlerin müteselsilen sorumlu olacakları kurallarına yer verilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 8. maddesinin birinci fıkrasında, mükellefin, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu terettüp eden gerçek ve tüzel kişi; ikinci fıkrasında ise, vergi sorumlusunun, verginin ödenmesi bakımından alacaklı vergi dairesine karşı muhatap olan kişi olduğu belirtilmiş; aynı Kanunun 377. maddesinin birinci fıkrasında da mükellefler ve kendilerine vergi cezası kesilenlerin, tarh edilen vergilere ve kesilen cezalara karşı vergi mahkemesinde dava açabilecekleri; 378. maddesinin birinci fıkrasında ise vergi mahkemesinde dava açabilmek için verginin tarh edilmesi, cezanın kesilmesi, tadilat ve takdir komisyonu kararlarının tebliğ edilmiş olması; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin yapılmış ve ödemeyi yapan tarafından verginin kesilmiş olması gerektiği; mükelleflerin beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açamayacakları; bu Kanunun vergi hatalarına ilişkin hükümlerinin mahfuz olduğu düzenlemesi yer almıştır.
Yukarıda yazılı Kanun hükümlerine göre; damga vergisi mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu ve mükellefin, tarafların arasında yapacakları sözleşme ile değiştirilmesi mümkün olmadığı, beyan edilen matrah ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilerin usulüne uygun olarak ihtirazi kayıt konulması dışında idari davaya konu edilmesi söz konusu değildir.
Olayda, … Üretim A.Ş. tarafından alınan ihale kararına ilişkin damga vergisinin tamamının davacı şirketten tahsil edilerek, kendi adına ve ihtirazi kayıt konulmaksızın beyan edilerek ödenmiş olması, davacı tarafından, kendi adlarına davalı vergi dairesine beyan edilip ödenen herhangi bir verginin de bulunmaması karşısında; ortada, idari davaya konu edilebilecek bir vergilendirme işlemi bulunmadığından davanın bu gerekçeyle incelenmeksizin reddi gerekirken davanın esasını inceleyerek karar veren Mahkeme kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.
Diğer taraftan, … Üretim A.Ş. tarafından davacı şirketten kanun hükümlerine aykırı olarak tahsil edildiği öne sürülen uyuşmazlık konusu tutarın, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanması nedeniyle Borçlar Kanunu hükümlerine göre adli yargıda açılacak davaya konu edilebileceği de tabiidir.
Açıklanan nedenlerle, aksi yolda verilen ve hukuka aykırı olduğu sonucuna varılan … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına temyiz edilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘İN DÜŞÜNCESİ: Kanun yararına temyiz istemine konu vergi mahkemesi kararının, 26/2/2013 tarih ve 28571 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 02/07/2012 tarih ve E: 2009/1, K:2012/2 sayılı kararı gereğince, davacı şirketten alınarak … Üretim A.Ş. tarafından verilen damga vergisi beyannamesine istinaden tahakkuk ettirilip ödenen damga vergisinin iadesi için ihale yüklenicisi olan şirket tarafından dava açılabileceği sonucuna varıldığından, dava konusu uyuşmazlığın esasını inceleyerek, … Üretim A.Ş.’nin 488 sayılı Kanunun yukarıda anılan 8. maddesinde belirtilen resmi daire sıfatını haiz olmadığı ve damga vergisinden muaf tutulmadığından ihale kararına ilişkin damga vergisinin mükellefinin ihaleyi yapan ve ihale kararında imzası bulunan … Üretim A.Ş. olduğu gerekçesiyle davayı kabul eden vergi mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığından kanun yararına temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY: … Üretim A.Ş.’nce ihale edilen “EÜAŞ Afşin-Elbistan A Termik Santralı İşletme Müdürlüğünün İhtiyacı 39 Kişi ile 4 Ay Süreli Hizmet Alım İşi” uhdesinde kalan davacı şirket tarafından söz konusu ihaleye ilişkin olarak ödenen 2.308,31 TL ihale karar pulunun iadesi talebiyle yapılan düzeltme ve şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ve ödenen tutarın yasal faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.
İLGİLİ MEVZUAT:
488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1. maddesinin 1. fıkrasında, anılan Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu; 3. maddesinde, damga vergisinin mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu, resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların damga vergisini kişilerin ödeyeceği; 8. maddesinde de bu Kanundaki resmi dairlerden maksadın genel ve özel bütçeli idarelerle, il özel idareleri, belediyeler ve köyler olduğu, bu dairelere bağlı olup ayrı tüzel kişiliği bulunan iktisadi işletmelerin resmi daire sayılmayacağı; Kanuna ekli (1) sayılı Tablonun “II-Kararlar ve mazbatalar” başlıklı bölümünün 2. maddesinde ise, ihale kanunlarına tabi olan veya olmayan resmi daire ve kamu tüzel kişiliğini haiz kurumların her türlü ihale kararlarının damga vergisine tabi olduğu; aynı Kanunun 24. maddesinde de, damga vergisinden muaf kuruluşlarca kişilerin (1) sayılı tabloda yer alan işlemleriyle ilgili olarak düzenlenen ve sadece bu kurumların imzasını taşıyan kağıtlara ait verginin tamamının kişiler tarafından ödeneceği hükümlerine yer verilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 116. maddesinde; vergiye ilişkin hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması vergi hatası olarak tanımlanmış, aynı Kanunun 117. maddesinde; matrah hataları, vergi miktarındaki hatalar ve verginin mükerrer olması “hesap hataları” olarak, 118. maddesinde de; mükellefin şahsında hata, mükellefiyette hata, mevzuda hata ve vergilendirme ve muafiyet döneminde hata “vergilendirme hataları” olarak belirtilmiş, aynı Kanun’un “düzeltme talebi“ başlıklı 122. maddesinde ise; mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilecekleri, 124. maddesinde de, vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İhale kararı üzerine, işin üstlenilmesinden sonra ihale makamınca, işi üstlenen şirketten kesilerek veya alınarak, vergi idaresine ihale makamınca kendi adına beyan edilerek ödenen damga vergisinin iadesi istemiyle davacı şirket tarafından dava açılıp açılamayacağı hususu uyuşmazlığın esasını oluşturmaktadır.
Yüklenicilerin ihale makamları aleyhine adli yargıda hakedişlerindeki azalma nedeniyle dava açmaları mümkün olmakla birlikte; sebepsiz zenginleşmeyle ilgili olarak açılacak bu davalarda, vergi idarelerinin damga vergisi tahsilat işlemlerinin denetiminin yapılamayacağı açıktır. Dolayısıyla adli yargıda ihale makamları aleyhine dava açılabileceğinden bahisle vergi dairelerinin vergi tahsilat işlemlerinin yargısal denetiminden kaçınılması; hak arama özgürlüğü ve idari işlemlerin, Anayasa’da sayılan istisnalar dışında yargı denetimine tabi tutulacağı yolundaki Anayasa’nın 125. maddesinde yer alan kuralla da bağdaşmayacaktır. Ayrıca, ihale makamlarınca damga vergilerinin vergi dairelerine yatırılması, sonuçta vergi idareleri tarafından yapılmış tahsilat işlemleridir. Bu tahsilat işlemlerinin, vergilendirmeyle ilgili idari işlemler olduğunda duraksama bulunmamaktadır. Anılan tahsilat işlemleriyle hakedişlerinin ya da mameleklerinin eksildiğini öne süren yüklenicilerin, haklarının ihlal edildiği iddiasıyla damga vergisi tahsilatının iptali veya tutarlarının iadesi istemiyle 2577 sayılı Kanunun 2. maddesine göre vergi yargısında dava açmaları mümkündür.
Daha önceki Dairemiz kararlarında, benzer şekilde, ihale makamı tarafından, ihaleyi alan şirketlerden tahsil edilerek, kendi adına beyan edilip ödenen damga vergisinin iadesi istemiyle, ihale uhdesinde kalan şirket/şirketler tarafından açılmış olan davalarda, davacılar tarafından, kendi adlarına davalı vergi dairesine beyan edilip ödenmiş herhangi bir vergi bulunmadığından, ortada, idari davaya konu edilebilecek bir vergilendirme işlemi bulunmadığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddi gerektiği yolunda kararlar verilmiş ise de, Dairemizin tüm üyelerinin katılımıyla yapılan toplantıda, yukarıda belirtilen hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca, bu konuda içtihat değişikliğine gidilmiştir.
Vergi mahkemelerinin genel bütçeye, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davaları çözümleyeceği yönündeki 2576 sayılı Kanun’un 6. maddesinde yer alan hükme göre; vergiyi doğuran olay, mükellefiyet, muafiyet, istisna gibi tümüyle vergi hukukuna ilişkin konularda açılacak davaların vergi mahkemelerinde görülmesi gerekmektedir.
Vergi hukukundan doğan uyuşmazlıkların çözümü, öncelikle 2577 sayılı Kanun’da belirtilen usuller ve bu Kanun hükümleri saklı kalmak üzere 213 sayılı Kanun’da yer alan usullere tabidir. Dolayısıyla 213 sayılı Kanun’un 377. maddesinde mükellefler ve kendilerine vergi cezası kesilenlerin, tarh edilen vergilere ve kesilen cezalara karşı vergi mahkemelerinde dava açabileceklerinin belirtilmiş olması mükellef ya da sorumlu olmayan, fakat vergilendirmeyle ilgili bir idari işlem nedeniyle hak veya menfaatinin ihlal edildiğini iddia eden ilgililerin, 2577 sayılı Kanun’un 2. maddesine göre iptal veya tam yargı davası açmalarına engel oluşturmamaktadır.
Maddi olayda; ihale kararına ilişkin damga vergisi, ihaleyi kazanan yüklenicilerin hak edişlerinden kesilip veya idarenin zorlamasıyla ödeme yapılmak suretiyle vergi dairesine yatırılmış; böylece yüklenicilerin aldıkları hak edişlerde ya da mamelekinde, ödemiş oldukları damga vergisi kadar azalma meydana gelmiştir. Damga vergileri hak edişlerinden kesilen ya da idareye bu vergiyi ödemek zorunda bırakılan yükleniciler, söz konusu ihale kararlarının damga vergisinin mükellefinin kendileri olmayıp, ihaleyi yapan kurumun olduğu, kaldı ki ihale kararında da imzalarının bulunmadığını öne sürdükleri hak ihlallerinin giderilmesi, vergi dairelerine yatırılan damga vergisi tutarlarının iadesi istemiyle dava açmışlardır.
Açılmış olan bu davalarda uyuşmazlıklar 488 sayılı Kanun’a uygun bir vergilendirme olup olmadığına ilişkindir. Bu hukuki sorunlardan kaynaklanan uyuşmazlıkların görüm ve çözümü de, vergi hukukundan doğan uyuşmazlıkları görüp çözmekle görevli vergi yargısının görev alanına girmektedir. Nitekim Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 07/02/2012 tarih ve E:2009/1, K:2012/2 sayılı kararı da bu yöndedir.
Davacı şirket tarafından iadesi istenen damga vergisi, ihaleyi yapan … Üretim A.Ş.’nin hesabına yatırılması üzerine, … Üretim A.Ş. tarafından verilen damga vergisi beyannamesine istinaden … Üretim A.Ş. adına tahakkuk ettirilen damga vergisi ise de, ihale makamınca ihale yüklenicisi olan şirketten alınarak ödenen damga vergisinin iadesi için ihale yüklenicisi olan şirket tarafından dava açılabileceği damga sonucuna varıldığından, dava konusu uyuşmazlığın esasını inceleyip, … Üretim A.Ş.’nin 488 sayılı Kanunun yukarıda anılan 8. maddesinde belirtilen resmi daire sıfatını haiz olmadığından ve damga vergisinden muaf tutulmadığından ihale kararına ilişkin damga vergisinin mükellefinin ihaleyi yapan ve ihale kararında imzası bulunan … Üretim A.Ş. olduğundan, mükellefi ve sorumlusu olmayan davacıdan “ihale karar pulu” adı altında damga vergisi tahsil edilmesinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 118. maddesinde yer alan vergilendirme hatası (mükellefiyette hata) kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davayı kabul eden vergi mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Danıştay Başsavcılığının, … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… kararının, kanun yararına temyiz isteminin reddine,
2. Kararın bir örneğinin Danıştay Başsavcılığına gönderilmesine, 03/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
