Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, Esas No: 2021/1395, Karar No: 2021/3089
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/1395 E. , 2021/3089 K.
“İçtihat Metni”
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/1395
Karar No : 2021/3089
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) :… Kurulu
VEKİLİ :Av. …
İSTEMİN KONUSU :Danıştay Beşinci Dairesinin 22/10/2020 tarih ve E:2017/2132, K:2020/4611 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin … tarih ve … sayılı kararının iptali ile meslekten çekilmiş olduğunun tespitine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 22/10/2020 tarih ve E:2017/2132, K:2020/4611 sayılı kararıyla;
Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile … tarih ve … sayılı kararının iptali istemi yönünden;
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen “ByLock Tespit Tutanağı”nın incelenmesinden; davacı tarafından … GSM numarasından, … IMEI numaralı cihazla ByLock uygulamasının yüklendiğinin anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına, örgüte himmet verdiğine, 2014 yılı HSK seçimlerinde örgütün sözde ”bağımsız” adaylarını desteklediğine, üniversitede örgüt evlerinde kaldığına, lise döneminde örgüte müzahir dershaneye gittiğine, sınavlara örgütün hakim-savcı sınav çalışma evlerinde hazırlandığına, Bylock kullandığına ve diğer hususlara yönelik ifadelerin değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği;
Davacının meslekten çekilmiş olduğunun tespitine karar verilmesi istemi yönünden;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda “tespit davası” adı altında bir dava türü bulunmadığından, davacının 08/11/2016 tarihi itibarı ile meslekten çekilmiş olduğunun tespiti isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği,
gerekçesiyle, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile … tarih ve … sayılı kararının iptali istemi yönünden davanın reddine; davacının 08/11/2016 tarihi itibarı ile meslekten çekilmiş olduğunun tespiti istemi yönünden davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Davacı tarafından, dava konusu işlemden önce kendisine savunma hakkı verilmediği; 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Anayasa’ya aykırı olduğu; gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği; OHAL ilanına sebep olan süreç ile kendisi arasındaki somut bağlantının ne olduğunun kararda ortaya konulmadığı; devlete sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğinden bahsedilebilmesi için darbe teşebbüsünde bulunması veya bulunanlara yardım etmesi gerektiği; kişiselleştirme yapılmadan, sadece kişinin görev yaptığı dönem dikkate alınarak ve kişisel kusur araştırılmadan uygulanan kamu görevinden çıkarma tedbirinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı olduğu; yasaların geriye yürümezliği ilkesinin ihlal edildiği; davalı idarenin bireyselleştirmede esas aldığını ileri sürdüğü belgelerin hemen hepsinin meslekten çıkarmadan sonra tesis edilen işlemler olduğu, davalı idarece dava konusu işlem tesisinde kişileştirme yapılmadığı; tarafsızlık ilkesinin ve makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği; Bylock kullandığı iddiasına dair delil olarak gösterilen verilerin kendisiyle ilgisinin bulunmadığı, hatalı tespitler içerdiği; tanık beyanları yerine maddi gerçeğin başka delillerle ortaya çıkarılmasının gerektiği; suç ve cezaların herkes tarafından önceden bilinir ve öngörülebilir olması gerektiği, irtibat ve iltisak kavramlarının istihbari kavramlar olduğu, bu kavramlara yer veren 667 sayılı KHK’nın ölçülülük, gereklilik ve elverişlilik ilkelerine sahip olmadığı; suç ve cezaların geçmişe yürütülemeyeceği ilkelerinin ihlal edildiği; çekişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerine aykırı yargılama yapılarak karar verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b)Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, UYAP ortamından yapılan inceleme sonucunda, davacı hakkında verilen mahkumiyet kararının 13/11/2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 22/10/2020 tarih ve E:2017/2132, K:2020/4611 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4.Kesin olarak, 16/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
