Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, Esas No: 2021/1941, Karar No: 2021/3055

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/1941 E. , 2021/3055 K.
“İçtihat Metni”

T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/1941
Karar No : 2021/3055

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALI) : …Kurulu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 19/02/2021 tarih ve E:2017/906, K:2021/335 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararının iptali ve bu karar nedeniyle uğradığını iddia ettiği maddi zararlar için fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 15.000.000,00 TL, manevi zararlar için 30.000.000,00 TL tazminatın dava konusu meslekten çıkarma kararının tesis edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 19/02/2021 tarih ve E:2017/906, K:2021/335 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda …. Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…,K:…sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına ve diğer hususlara yönelik kararda yer verilen ifadelerin değerlendirilmesi sonucunda, FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
YARSAV üyeliği yönünden, üyeliğinin FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğunun değerlendirildiği,
Diğer taraftan, dijital dokümanların değerlendirilmesinden, davacıya ait dijital verilerin incelenmesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda yer verilen söz konusu dijital materyallerde “kakao talk” uygulamasına ait olduğu bildirilen sonuçlar görüldüğüne dair tespitin, davacının anılan örgütle iltisak veya irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğunun değerlendirildiği,
HTS İnceleme Raporunun değerlendirilmesinden, davacının haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan soruşturma yürütülen kişilerle görüşme ve irtibatının bulunduğu tespitinin, davacı hakkında yukarıda yer verilen diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle uğradığını iddia ettiği maddi zararlar için 15.000.000,00 TL, manevi zararlar için 30.000.000,00 TL tazminatın meslekten çıkarma kararının tesis edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hakimlik ve savcılık teminatı bertaraf edilerek meslekten çıkarma kararı verilmesinin açıkça hukuki dayanaktan yoksun ve keyfi bir işlem niteliğinde olduğu, davalı idare tarafından herhangi bir hukuki delilin ileri sürülmediği, suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesinin ihlal edildiği, idarenin bir oluşumu suç örgütü olarak kabul etmesinin hiçbir demokratik devlette karşılığının bulunmadığı, idari merciilerin kararıyla suç örgütü ihdas edilemeyeceği, 2017 yılı öncesi gerçekleştirildiği ileri sürülen dini toplantı, asal dernek üyeliği gibi fiillerin idari ve adli olaylara konu edilemeyecekleri, idarenin ihdas ettiği “irtibat” ve “iltisak” kelimelerinin mahkeme kararında esas alınmasının hukuken mümkün olmadığı, Dairenin evrensel hukuk ilkelerini bertaraf ederek disiplin soruşturması ya da ceza soruşturmasına konu edilemeyecek isnatları davanın reddi gerekçesi olarak ortaya koyduğu, Anayasal bir hak olan dernek üyeliğinin meslekten çıkarma gerekçesi olarak kabulünün açıkça hukuka aykırı olduğu, YARSAV isimli Derneğe örgüt talimatıyla üye olunduğuna dair dosyaya yansıyan somut bir delilin bulunmadığı, varsayımsal kabullerle karar verilmesinin hukukun temel ilkelerine aykırı olduğu, davalı idarenin, Anayasa’nın 10. ve 70. maddeleri ihlal edilerek siyasi düşünce ve felsefi inancının kendisinden ayrı olduğunu düşündüğü tarafına yönelik işlem tesisinin ayrımcılık oluşturduğu, işini kusursuz olarak yapan tarafına yönelik herhangi bir objektif isnatta bulunulmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 19/02/2021 tarih ve E:2017/906, K:2021/335 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 15/12/2021 tarihinde esası yönünden oybirliği, manevi tazminat nedeniyle vekalet ücreti yönünden oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- Dava konusu uyuşmazlığın, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararından kaynaklanması ve bireysel işlemin iptali ile 15.000.000,00 TL maddi, 30.000.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine yönelik olması; temyize konu Daire kararında, dava konusu bireysel işlemin ve bu işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararların tazmini taleplerinin reddine karar verilmesi karşısında, olayın özelliği gereği, reddedilen kısımlar yönünden davalı idare lehine tek bir avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekmekte olup, manevi tazminat isteminin reddine karar verildiğinden bahisle, davalı idare lehine ikinci kez vekâlet ücretine hükmedilmesinde hukuki isabet bulunmadığından, davacının bu kısma yönelik temyiz isteminin kabulüyle, Daire kararının reddedilen manevi tazminat istemine bağlı olarak davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir