Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, Esas No: 2021/2806, Karar No: 2021/3503

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/2806 E. , 2021/3503 K.
“İçtihat Metni”

T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/2806
Karar No : 2021/3503

TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVACI): …
2- (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 11/02/2021 tarih ve E:2020/1160, K:2021/808 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının davalı idare, redde ilişkin kısmının davacı tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Marmara Üniversitesi Fizik bölümünde doktora eğitimine devam etmekte iken, Kocaeli Üniversitesi Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca Marmara Üniversitesinde geçici süre ile görevlendirilen davacının, sözü edilen geçici görevlendirme işleminin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından işleme konulmamasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlem ile dayanağı Yükseköğretim Yürütme Kurulunun … tarih ve … sayılı “1416 sayılı Kanun uyarınca yurt dışına lisansüstü eğitime gönderilenlerin süresi içerisinde eğitimlerini tamamlayamamaları halinde öğretim görevlisi kadrolarına atanarak doktora eğitimi yaptırılmak üzere 2547 sayılı Kanun’un 35. maddesi uyarınca teklif gönderilmemesi” yolundaki kararının iptaline ve 1.400,00 TL maddi, 2.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 11/02/2021 tarih ve E:2020/1160, K:2021/808 sayılı kararıyla;
Dairelerince verilen davanın reddine dair 16/04/2015 tarih ve E:2010/3222, K:2015/3388 sayılı kararın, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 29/01/2018 tarih ve E:2015/4026, K2018/123 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyularak;
Davacının geçici görevlendirme işleminin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından işleme konulmamasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlem ile dayanağı Yükseköğretim Yürütme Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı yönünden;
1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanun uyarınca, yurt dışına lisansüstü eğitime gönderilip süresi içerisinde eğitimlerini tamamlayamadan yurda dönenler yönünden 2547 sayılı Kanun’un 35. maddesinde yer almayan bir kısıtlama öngörüldüğünün açık olduğu ve aynı hak ve yetkilere sahip olmalarına karşın, bu kişiler ile diğer araştırma görevlileri arasında eşitsizliğe yol açabilecek nitelikte kategorik bir düzenleme getirildiği sonucuna varıldığından, bu haliyle dava konusu düzenlemede ve buna dayalı bireysel işlemde üst hukuk normlarına ve hukuka uyarlık görülmediği;
Öte yandan, davalı idarece davacının bireysel durumu değerlendirilerek, Kanun hükmü ile öngörülen takdir yetkisi çerçevesinde işlem tesis edilebileceği;
Davacının 1.400,00 TL maddi, 2.000,00 TL manevi tazminat istemi yönünden;
İdari işlemin iptalini gerektiren her hukuki yanlışlığın ve aykırılığın her zaman hizmet kusuru olarak nitelendirilemeyeceği; saptanan hukuki sakatlığın bir dereceye kadar ağır ve önemli olması gerektiği, idarenin işleyebileceği türden, olağan nitelikteki hukuki yanlışlık ve aykırılıkların hizmet kusuruna yol açmadığı, idari işleme veya eyleme muhatap olan kişinin tutum veya davranışının olaydaki etkisinin de idarenin sorumluluğunun yanında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği; tüm bu veriler ışığında, olayda idareyi tazminle yükümlü kılacak bir ağırlıkta idareye atfı ve izafesi kabil bir kusurun varlığından söz etmeye olanak bulunmadığından davacının maddi ve manevi tazminat isteminin reddi gerektiği,
Gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline, maddi-manevi tazminat istemleri yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, dava konusu işlemlerden dolayı maddi ve manevi zarara uğradığı; öte yandan, Dairece davanın reddi yolunda verilen ve temyiz aşamasında bozulan ilk karardan sonra 1.500,00 TL vekalet ücreti ödemesine rağmen, temyizen incelenmekte olan bozmaya uyma kararı ile aleyhine hükmedilen 3.600,00 TL vekalet ücretini de ödemek zorunda kaldığı, idarenin 1.500,00 TL’nin 11/02/2021 tarihine kadar işleyecek olan yasal faizini hesaplayıp aradaki farkı istemesi gerektiği, idare avukatları lehine iki kez tam vekalet ücreti ödemesinin avukatların sebepsiz zenginleşmesine sebep olacağı, Daire kararının redde ve vekalet ücretine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu, Daire kararının iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davacı tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen iptal kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, anılan kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen ret kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması”,
sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; dördüncü fıkrasında, “Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır.” hükmüne yer verilmiş; 50. maddesinin 4. fıkrasında ise, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu iptal kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 29/01/2018 tarih ve E:2015/4026, K2018/123 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.
Temyizen incelenen kararın, maddi ve manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı da usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, Danıştay Sekizinci Dairesinin davanın reddi ve davacı lehine 1.500,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi yolundaki ilk kararı temyiz aşamasında bozulduğundan, bozmaya uyma sonucunda verilen ve temyizen incelenen karar ile hükmedilen vekalet ücretinin mükerrerliğe yol açmayacak şekilde davacıdan tahsili gerekmektedir. Nitekim davalı idarece davacıdan, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca bozulan ilk kararda hükmedilen ve davacı tarafından ödenen 1.500,00 TL vekalet ücreti ile temyize konu karar ile hükmedilen 3.600,00 TL vekalet ücreti arasındaki farkın (2.100,00 TL) talep edildiği görülmekte olup, idare lehine iki kez vekalet ücreti ödenmesi söz konusu değildir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Danıştay Sekizinci Dairesinin 11/02/2021 tarih ve E:2020/1160, K:2021/808 sayılı kararının ONANMASINA,
3. … TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir