Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, Esas No: 2021/3604, Karar No: 2021/3420

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/3604 E. , 2021/3420 K.
“İçtihat Metni”

T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/3604
Karar No : 2021/3420

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- …
2- … Bakanlığı
VEKİLİ: I.Huk. Müş. Yrd. …

İSTEMİN KONUSU :Danıştay Onuncu Dairesinin 06/07/2021 tarih ve E:2021/3891, K:2021/3834 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: : Davacının Türk vatandaşlığını kazanmasına ilişkin Bakanlar Kurulunun 02/07/2001 tarih ve 2001/2750 sayılı kararının ve bu karar dayanak alınarak yapıldığı ileri sürülen başvuru üzerine kendi isteği ile Türk vatandaşlığından çıkmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 06/07/2021 tarih ve E:2021/3891, K:2021/3834 sayılı kararıyla;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Dava açma süresi” başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştayda altmış gün olduğu; aynı maddenin 4. fıkrasında ise, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine dava açabileceği; anılan Kanun’un 14. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçelerinin ilk inceleme esnasında süre aşımı yönünden inceleneceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, yasal süresi içerisinde açılmayan davaların reddine karar verileceğinin kurala bağlandığı,
Dosyanın incelenmesinden; 23/06/2021 tarihinde Danıştay Genel Yazı İşleri Müdürlüğü kaydına giren dava dilekçesinde davacı vekili tarafından, davacının Alman vatandaşlığına geçebilmek amacıyla Türk vatandaşlığından izin almak suretiyle çıktığı, Alman vatandaşlığını kazandıktan sonra babasının beyanı üzerine tüm aile fertleri ile birlikte yeniden Türk vatandaşlığına alındığı ve dayanak Alman Vatandaşlık Yasasının 01/01/2000 tarihinde değişmesi ile Alman vatandaşlığının iptal edileceği belirtilerek davacının Türk vatandaşlığını kazanmasına yönelik olduğu ifade edilen Bakanlar Kurulunun 02/07/2001 tarih ve 2001/2750 sayılı kararının ve bu karar dayanak alınarak yapıldığı ileri sürülen başvuru üzerine kendi isteği ile Türk vatandaşlığından çıkmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, iptali istenilen işlemlerin hangi tarihte öğrenildiğinin ise dilekçede yazılmadığının görüldüğü,
Dilekçe ekindeki Düsseldorf Konsolosluğunca düzenlenen … tarih ve … yevmiye numaralı vekâletname incelendiğinde; vekâletnamenin vekil eden sıfatı ile davacı Erdal Diler tarafından imzalandığı ve dava dilekçesini imzalayan Av. …’ın vekil olarak tayin edildiği, vekâletnamenin “Başta İçişleri Bakanlığının … tarih ve … sayılı vatandaşlık belgesini Gaziantep Valiliğinden elden teslim almaya” şeklinde başlayarak avukata verilen diğer yetkilere yönelik ifadeler ile devam ettiği,
Söz konusu vekâletnameye göre, davacının, iptalini istediği İçişleri Bakanlığının … tarih ve … sayılı işleminden vekâletnamenin düzenlendiği 25/09/2019 tarihinde haberdar olduğu, bu işlemle ilgi kurulan Bakanlar Kurulu kararından ise en geç 25/09/2019 tarihinde haberdar olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Bu durumda, davacının İçişleri Bakanlığı işleminden ve Bakanlar Kurulu kararından en geç 25/09/2019 tarihinde haberdar olduğu kabul edilse dahi bu tarihten çok sonra 23/06/2021 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 2001 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla Türk vatandaşlığını tekrar kazanmasına dair dava konusu işlem kendisine tebliğ edilmediğinden dava açma süresinin başlamış sayılamayacağı, 2019 yılında Türk vatandaşlığından çıkma izni talebi üzerine tesis edilen diğer dava konusu işlemin esas alınarak davanın süresinde açılmadığı yönündeki Daire kararının hukuken kabul edilebilir olmadığı; zira vatandaşlığın temel haklar arasında olduğu ve buna ilişkin işlemlerin iptalinin her zaman istenebileceği, vatandaşlığa alınma başvurusu ile kararın alındığı tarih arasında uzunca bir süre olmasına rağmen vatandaşlığa alınma konusundaki iradenin halihazırda geçerli olup olmadığı araştırılmaksızın işlem tesis edildiği, Türk vatandaşlığını tekrar kazanmasına dair işlem sonrası yaşamını sürdürdüğü Almanya’da Alman vatandaşlığından da çıkarıldığı, mevcut durum itibarıyla vatansız kalma durumu ile karşı karşıya kaldığı dolayısıyla işlemin hukuki etkilerinin halen sümekte olduğu, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davalı idareler tarafından, davacının … tarih ve … sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla Alman vatandaşlığına geçmesine bağlı olarak Türk vatandaşlığını kaybettiği, davacı tarafından yeniden Türk vatandaşlığına geçme talebiyle 24/02/2000 tarihinde bizzat yapılan yazılı başvuru üzerine (babası tarafından değil) Bakanlar Kurulunun 02/07/2001 tarih ve 2001/2750 sayılı kararı ile tekrar Türk vatandaşlığını kazandığı, devamında vekili aracılığı ile Türk vatandaşlığından çıkma izni talebinde bulunulduğu, anılan başvuru üzerine yapılan değerlendirme sonrasında … tarih ve … sayılı işlemle başvurunun kabul edilerek vekiline teslim edildiği, tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, yeniden Türk Vatandaşlığını kazanmak isteminde bulunulması halinde başvurusunun değerlendirilebileceği, bu kapsamda Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 06/07/2021 tarih ve E:2021/3891, K:2021/3834 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 29/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir