Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, Esas No: 2021/439, Karar No: 2021/3178
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/439 E. , 2021/3178 K.
“İçtihat Metni”
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/439
Karar No : 2021/3178
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 12/10/2020 tarih ve E:2017/6928, K:2020/4249 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile yine aynı Kurulun … tarih ve … sayılı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararının iptali ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ile 6749 sayılı Kanun’un 3. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğundan bahisle iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 12/10/2020 tarih ve E:2017/6928, K:2020/4249 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları ve davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası yerinde görülmemiş,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına, üniversite döneminde örgüte ait yurtta kaldığına ve diğer hususlara yönelik ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine yönelik isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, meslekten ihraç kararından önce kendisine savunma hakkı verilmediği, kamu görevinden çıkarılma tarihinden önce yasalara uygun olarak toplanmış delillere dayalı olarak her kamu görevlisi hakkında, kanunda yazılı disiplin cezalarının uygulanabileceği, ancak somut olayda Anayasa ve AİHS’de öngörülen minimum güvencelerin hiçbirine uyulmadan işlem tesis edildiği, davalı idarece dava konusu işlemin tesisinde ihraç kararında kendisine yönelik kişiselleştirme yapılmadığı, AİHS’nin 6. maddesi kapsamında adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, dava dilekçesinde bu hususla ilgili iddialara ilişkin Danıştay Dairesince hukuken kabul edilebilir gerekçelerin belirtilmediği, yasa dışı bir örgütle tespit edilen irtibata dayanılarak idari ceza verilebilmesi için örgütün yasa dışı olduğunun kesinleşmiş mahkeme kararıyla sabit olması gerektiği, başka bir ifadeyle disiplin cezasının ancak kararın kesinleşmesinden sonraki bir dönem için geçerli olabileceği, AİHS’nin 7. maddesi uyarınca suç ve cezaların geriye yürütülemeyeceği, yani ihraç kararlarında geçmişteki değil, bugünkü bağın ortaya konulması gerektiği, hukukun genel ilkelerinden biri olarak kabul gören “masumiyet karinesi” uyarınca bir kimseyi suçlayan şahsın veya makamın iddiasını kanıtlaması gerektiği, suçlanan kişinin ilke olarak suçu işlemediğini, suçsuz olduğunu kanıtlamakla yükümlü olmadığı, karara esas alınan tanık ifadelerinin kamuya açık bir duruşmada tekrarlanmadığı, kendisinin tanığa soru sorma ve onu sorgulama ve lehe olan tanıkları aleyhe tanıklarda aynı şartlarla duruşmaya getirip dinletme hakkının ihlal edildiği, bu hususlar giderilmeden ceza dosyasındaki itirafçı tanıkların ifadelerine dayanılmasının Daire kararını hukuka aykırı hale getirdiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 12/10/2020 tarih ve E:2017/6928, K:2020/4249 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 16/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
