Danıştay 7. Daire, Esas No: 2018/813, Karar No: 2021/6052
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2018/813 E. , 2021/6052 K.
“İçtihat Metni”
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/813
Karar No : 2021/6052
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Bakanlığı adına
… Serbest Bölge Gümrük Müdürlüğü …
VEKİLİ : Av.
KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1- …
2- …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Yağ Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına tescilli … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşya nedeniyle ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezalarının tasfiye memuru olan davacılardan tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine, dosyanın incelenmesinden, asıl borçlu şirketin ticaret sicilinden kaydının 19/06/2008 tarihinde terkin edildiğinin 08/10/2008 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edildiği ve ilan tarihi itibarıyla hukuki varlığının sona erdiği, bu durumda 19/06/2008 tarihinde tasfiyesi tamamlanarak ticaret sicilinden kaydı silinen şirket, ek tahakkuk ve para cezası kararlarının tebliğ edilerek, borçlu kılınamayacağından, bu haliyle ortada kesinleşmiş bir alacaktan söz edilemeyeceği, ayrıca tasfiye memurlarının sorumluluğunu öngören 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 17. maddesine eklenen 9. fıkrasının 03/07/2009 tarihinde yürürlüğe girmiş olması karşısında, bu tarihten önceki dönemlere ait vergi ve cezaların tasfiye memurlarından istenilmesine hukuken olanak bulunmadığından davacıların ödeme emriyle takibinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dahilde doğan vergilerde değerlendirilebilecek nitelikte olan 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 17. maddesinin 9. fıkrasının gümrük vergisi uyuşmazlıklarında uygulanmasına imkan bulunmadığından, Mahkemenin mevzuat olarak değil, dönem olarak uygulanamayacağına dair gerekçesi yerinde görülmemiş ise de; 2005 yılında ithal lisansı kapsamında ithal edilen eşyanın taahhüde aykırı olarak yurt içinde satıldığının 2010 yılında yapılan soruşturma ile tespit edildiğinden bahisle 08/10/2008 tarihinde tüzel kişiliği sona ererek ticaret sicilden kaydı silinen şirket adına … tarih ve … sayılı işlemle vergilerin tahakkuk ettirildiği anlaşıldığından, tahakkuk tarihinden önce hukuki varlığı sona eren şirket adına kesinleşmiş bir kamu alacağının varlığından, dolayısıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin hukuka uygunluğundan söz edilmesine imkan bulunmaması karşısında, belirtilen tespitin yapılması suretiyle davayı sonuçlandıran mahkeme kararına yönelik temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte bulunmamıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
3. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
